Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3934 E. 2023/3958 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3934
KARAR NO : 2023/3958
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI :

Taraflar arasında görülen kurum işleminin iptali ve tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi Kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ölüm aylığı tahsis talebinin reddine dair kurum işleminin iptaliyle, davacıya ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince,
“Davanın Kabulü ile; davalı Kurumun 12.09.2018 tarih 11765354 sayılı ölüm aylığı talebinin reddine dair işlemin iptali ile, davacının ölüm aylığı almaya hak kazandığının tespitine” karar verilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi kararının süresi içerisinde davalı Kurum vekilli tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince;
“Edirne İş Mahkemesi’nin 22/01/2019 tarihli, 2018/403 E – 2019/37 K sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Yasa’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Daire kararında;
“davaya konu dönem bakımından; boşanan eşlerin beyan ettikleri ve mernis adreslerinde kollukça araştırma yapılmalı, eşlerin gerçekten bu adreslerde ikamet edip etmediği, ediyorsa tarihleri ve kimlerle birlikte yaşadıkları belirlenmeli, adreslerde mahkemece resen tespit edilecek komşu, yönetici apartman görevlisi gibi kişilerin beyanlarına başvurulmalı, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.” gerekçeleriyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
“Davanın kabulü ile;
Davalı Kurumun 12.09.2018 tarih 11765354 sayılı ölüm aylığı talebinin reddine dair işlemin iptali ile, davacının ölüm aylığı almaya hak kazandığının tespitine” karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Bşk. vekili, davacının kardeşinin ihbarı üzerine yapılan denetimde boşanan eşlerin fiilen birlikte yaşadıkları tespit edildiğinden kurum işleminde bir hata bulunmadığı gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eşiyle boşanmış olan davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşayıp yaşamadığı, davacıya hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla ölüm aylığı bağlanması gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 56 ıncı madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.