Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/13050 E. 2023/587 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13050
KARAR NO : 2023/587
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; katılan mağdurenin hükümden sonra verdiği 04.01.2023 tarihli dilekçesiyle şikayetten vazgeçmesi karşısında yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.

Sanık müdafiin temyiz istemi yönünden;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2016 tarihli ve 2015/818 Esas, 2016/60 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, aynı maddenin ikinci fıkrasının (d) bendi, 43 üncü maddenin birinci fıkrası uyarınca 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü madde uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.03.2020 tarihli ve 14-2016/89370 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii temyiz isteminde özetle: Sanık ile mağdure arasındaki mesaj ile görüşme içeriklerinin bilinmemesine, mağdure beyanının mahkumiyet için yeterli olmamasına, tespit edilen arama kayıtlarının en fazla 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturacağına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın mağdurenin cep telefonuna mesajlar göndererek cinsel tacizde bulunmaya başladığı, mesaj içeriklerinin “İstanbul’dan ev tuttum, her şey güzel olacak, seni seviyorum, sana zarar verirlerse dünyayı yakarım, telefonu aç bir sesini duyayım prensesim” şeklinde olduğu, mağdurenin sanığa duygusal anlamda bir karşılık vermediği, olayı ailesinden korktuğu için ailesine söyleyemediği, mağdurenin mesajları okuyup sildiğinden telefonunda kayıtlı olaya ilişkin bir mesaj bulunmadığı, 15.07.2015 tarihinde sanık ve eşi tanık ….’nın mağdurenin bulunduğu ikametinde bulundukları sırada mağdurenin mesaj göndererek sanığın kendisini taciz ettiğini söylemesi üzerine olayın ortaya çıktığı belirtilmiştir.
2. Olayın ortaya çıkış şekli göz önünde bulundurulduğunda mağdurenin beyanlarına itibar edilmesi gerektiği, oluşun mağdurenin aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanları ile sabit olduğu, … kaydında sanığın 01.05.2015-13.07.2015 tarihine kadar mağdurenin telefonuna çok sayıda mesaj gönderdiğinin tespit edildiği, her ne kadar sanığın eşi olan tanık …. mağdureye mesajları kendisinin gönderdiğini, mesajların konuşma şeklinde olduğunu belirtmiş ise de; mağdurenin telefonuna nadir mesaj yazdığının ve mesajların neredeyse tamamının sanığın telefonundan mağdureye gönderildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle sanık ve tanık ….’nın beyanlarına itibar edilmediği, yine sanığın mağdurenin babası şikayetçi …’in kullandığı telefona 14.04.2015 günü “… gibi sevdim” 15.07.2015 günü “…’in suçu günahı yok, yapmayacağım şeyi yaptım, bütün suç benim” şeklinde mesajlar gönderdiğinin anlaşıldığı, sanığa bu durum sorulduğunda hayatın olağan akışına aykırı savunmalarda bulunduğu, yapılan yargılama, sanık savunmaları, mağdurenin istikrarlı anlatımları, mağdure beyanı ile örtüşen … kayıtları, şikayetçi …’in telefonuna sanık tarafından gönderilen mesajlar ve dosyada toplanan diğer bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun değerlendirildiği, oluşun … kayıtları ve aşamalarda değişmeyen, sanığa iftira atmasını gerektirecek herhangi bir neden de bulunmayan mağdurenin beyanları ile doğrulandığı, bu şekilde sanığın mağdureye elektronik araç olan telefon ile farklı zamanlarda birden fazla mesaj çekerek mağdureyi cinsel yönden taciz ettiği sonuç ve vicdani kanaatine varılmış, sanık hakkında hukuki süreç başlığında açıklanan şekilde hüküm tesis edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde;
Kayden 16.07.1998 doğumlu olup kovuşturma evresinde on beş yaşından büyük olan mağdurenin hükümden sonra sunduğu 04.01.2023 tarihli dilekçeyle şikayetinden vazgeçmesi karşısında 5271 sayılı Kanun’un 243 üncü maddesi uyarınca katılma kararı hükümsüz kaldığından, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar vermek gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Talebinin İncelenmesinde;
Sanık hakkında kurulan hükümde, olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalardaki tutarlı ve alınan … kayıtları ile de uyumlu olması nedeniyle itibar edilen anlatımları, aynı zamanda mağdurenin uzaktan akrabası olduğunu beyan eden ve evli olan sanığın savunmalarında … kayıtları ile de mağdureye gönderdiği tespit edilen çok sayıda mesajı ve mağdurenin babası şikayetçiye gönderdiği belirlenen mesajları makul şekilde açıklayamaması nedeniyle sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden;
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2016 tarihli ve 2015/818 Esas, 2016/60 Karar sayılı kararına yönelik mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Talebi Yönünden;
Gerekçe (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.01.2016 tarihli ve 2015/818 Esas, 2016/60 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.