Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/2095 E. 2007/6969 K. 02.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2095
KARAR NO : 2007/6969
KARAR TARİHİ : 02.07.2007

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilince davalı müşterilerine otel konaklama hizmeti verildiğini, ancak borcun ödenmediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının usulüne uygun düzenlenmiş defter ve kayıtlardan fatura tutarı kadar asıl alacağı ve bir miktar işlemiş faiz alacağı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalının % 40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı taraf faturanın tebliğ edilmediğini ve davacıya borçlu olmadıklarını savunduğuna göre, taraflar arasında dava konusu fatura içeriğindeki hizmetin davalıya verildiği iddiasını davacının usulen kanıtlaması gerekir. Fatura tek başına akdi ilişkinin varlığını kanıtlamaya yeterli değildir. Faturanın davacı defterlerinde kaydedilmiş olması da davacı lehine kanıt teşkil etmez. Bundan başka bilirkişi raporu da hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu durumda mahkemece davacıya otel konaklama hizmeti sunduğuna dair belge ve delillerini ibraz olanağı sağlanarak yine dosyaya sunulu sözleşme ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek, gerekiyorsa bilirkişi incelemesi yaptırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Öte yandan temerrüt ihtarı olmadığı halde takipten öncesi için faize hükmedilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.07.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.