Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/10413 E. 2007/2432 K. 13.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10413
KARAR NO : 2007/2432
KARAR TARİHİ : 13.03.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı kişi arasında yapılan bireysel kredi sözleşmesini davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, kredi alacağının tahsili için yapılan icra takibinin haksız itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek davalıların itirazlarının iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … dava dışı … Davcı’ya kefil olmadığını, … , isimli kişiye kefil olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … dava dışı … Davcı’ya kefil olmadığını, sözleşmeyi … ‘a kefil olduğunu zannederek imzaladığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece ortada geçerli bir kredi sözleşmesinin mevcut olduğu, davalıların sözleşmeyi kefil olarak imzaladıkları, imzalarını inkar etmedikleri, alacaklı banka ile dava dışı … arasında kredi sözleşmesi bulunmadığından davalıların bu kişiye kefil olmalarının düşünülemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılarca temyiz edilmiştir.
Davalı borçlular yapılan takibe karşı vermiş oldukları itiraz dilekçesinde kredinin asıl borçlusunu tanımadıklarını ve bu borçlunun kullandığı kredinin sözleşmesini kefil olarak imzalamadıklarını, kendilerinin dava dışı … adlı şahsa kefil olduklarını bildirerek borca da itiraz etmişlerdir.
Mahkemece davalıların dava dışı … Davcı’nın davacı bankadan kullandığı krediye kefil oldukları kredi sözleşmesi ile sabit bulunmuş ise de kredi asil borçlusu ve davalı kefillerin davacı bankanın talep ettiği miktarda borçları olup olmadığı yönünde herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır.
Bu durumda mahkemece konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişilerden davacı banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak kefil davalıların kendi kefalet limitleri ve temerrütlerinin hukuki sonuçlarından sorumlu olacakları da gözetilerek borç miktarı saptanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalılar … ve … yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine,13.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.