Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/14837 E. 2023/384 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14837
KARAR NO : 2023/384
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/580 Esas, 2016/256 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan mahkûmiyetine ve hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.07.2020 tarihli ve 14-2016/153928 onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebebi; özetle, mahkûmiyet kararının yerinde olmadığına, mesaj içeriğinin ciddi arkadaş olma isteme talebi olduğuna, cinsel taciz için cinsel amaçlı söz kullanmak gerektiğine, cümlenin içeriği tartışılmadan cinsel taciz suçundan hüküm kurulmasının yerinde olmadığına, kararın bozulması gerektiğine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi dayanak gösterilerek ve alt sınırdan ayrılarak ceza verildiğine, alt sınırdan ayrılarak hüküm kurulmasının dosya içeriğine aykırı olduğuna, aynı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinin uygulanarak artırım yapılmasının maddede yazan koşullara aykırı olduğuna, 62 nci maddenin ve sanık lehine 50 ve 51 inci maddelerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, olay tarihinde mağdureye karşı “Niye … seni seviyorum ne olur ben senle ciddi arkadaş olmak istiyorum, ben her şeyini karşılıcem sana yalvarıyorum …” şeklinde mesaj atarak gerçekleştiği kabul edilen eyleminde, sanığın mağdureye karşı atmış olduğu mesajların mesaj tespit tutanağına göre sabit olması ve sanığın da suça konu mesajı gönderdiğini kabul etmesi karşısında sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
1. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci cümlesi uyarınca hüküm kurulduğu görülmüştür. 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin ikinci cümlesinde çocuğa karşı cinsel taciz suçunun düzenlenip kayden 24.06.1994 doğumlu mağdurenin olay tarihinde yirmi yaşı içerisinde bulunduğu ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinin uygulanması gerektiği anlaşılmakla, bu yönüyle hüküm hukuka aykırı bulunmuş, onama isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

2. Kabule göre de; İddianame anlatımındaki eyleme göre 17.03.2015 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 12.04.2015 olarak gösterilmesi sureti ile 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendine aykırı davranıldığı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bor 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/580 Esas, 2016/256 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.01.2023 tarihinde karar verildi.