YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11389
KARAR NO : 2007/4756
KARAR TARİHİ : 10.05.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında davalının bayii sıfatıyla davacıya ait ürünlerin pazarlamasını yapması amacıyla “Tüpgaz Bayilik Sözleşmesi “ akdedildiğini, davalının sözleşmeye aykırı davranarak davacıya ait tüm ürünleri işyerinden kaldırıp, başka bir LPG dağıtım firması tabelasını asıp, bu firmanın ürünlerini satmaya başladığının tespit edildiğini, sözleşmeye aykırı davranış nedeniyle davacının maddi zararına neden olduğunu, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğinin davalıya ihtar edildiğini belirterek, cezai şart olan 50.000 USD’ nin dava tarihindeki karşılığı olan 75.135.10 YTL’ nin uğranılan maddi zararın ve kar mahrumiyetinin tazmini amacıyla şimdilik 1.000.00 YTL’ nin , 10.000 YTL manevi zarar tutarının fazlaya ilişkin hak saklı kalmak koşuluyla tespit tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, 22.12.2005 tarihli ıslah dilekçesinde kar mahrumiyetiyle ilgili 1.000.00 YTL tutarlı talebin ıslah yoluyla 74.135.00 YTL artırılarak 75.135.00 YTL’ ye çıkarılmasına, fazlaya dair hakkın saklı tutulmasına, davalıdan reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin tacir olduğu saptanan davalı yanca haksız feshedildiği anlaşıldığından, TTK.’ nun 24. maddesi gereğince takdiren 1.000 USD’ nin dava tarihindeki karşılığı 1.515.645.000 TL’ nin ve davacının kar kaybından dolayı uğradığı ( taraflar arasındaki sözleşmenin 25. maddesi gereğince 1 yıllık) 38.900.452.500 TL. maddi tazminatın dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline, koşulları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Kural olarak TTK.’ nun 24. maddesi uyarınca tacir sıfatına haiz bir borçlu, fahiş olduğu iddiasıyla cezai şarttan indirim yapılmasını isteyemez. Ancak, kararlaştırılan cezai şart miktarının borçlunun iktisaden mahfına sebep olacak derecede yüksek olduğu hallerde cezai şarttan indirim yapılabileceği Yargıtay’ ın oturmuş içtihatları gereğidir. Nitekim mahkemece bu gerekçelerle cezai şarttan indirim yapılmıştır. Ancak, toplanan deliller, sözleşme içeriği, borçlunun ekonomik durumu gözetildiğinde yapılan indirimin çok fazla olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece somut olayın özelliği ve davalının ekonomik durumu gözetilerek daha makul düzeyde indirim yapılmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Öte yandan mahkemece kâr mahrumiyeti hesabının sözleşmenin 25. maddesine uygun biçimde yapılmamış olması da isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda ( 1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.