Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/5502 E. 2023/638 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5502
KARAR NO : 2023/638
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli, 2015/104 Esas, 2015/78 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.03.2018 tarihli ve 14-2015/142365 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii; olayın tek tanığının dinlenmediği, eylemin niteliği dikkate alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerektiği, katılanın suçlamalarının mesnetsiz olduğu, sanığın olaydan kısa bir süre önce gaspa uğradığını aşamalarda dile getirdiği, katılanın direndiği belirtilmesine rağmen sanıkta herhangi bir darp izi olmadığı ve sair sebeplerle kararı temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın olay günü evinin olduğu sokağa geldiğinde kendisini takip eden şahıstan kurtulmak amacıyla babasıyla telefonla görüştüğü ancak sanığın bir anda arkasından yaklaşarak kalçalarına dokunup katılanın taytını çıkarmaya çalıştığı, katılanın direnmesi üzerine çıkaramadığı, yere düştüğü, bunun üzerine sanık tarafından Adli Tıp Kurumunun 16.01.2015 tarihli raporunda belirtildiği şekilde katılanın yumruk ve tekmelerle dövüldüğü, katılan ve sanık arasında meydana gelen olay nedeniyle katılanın bağırması sebebiyle sanığın olay yerinden uzaklaştığı, katılanın da telefonunun olay yerinde düştüğü, katılanın evinin yakın olması sebebiyle apartmana gelerek komşu zilleri çaldığı ancak telefonun düştüğünü fark etmesi sebebiyle babası merak etmesin diye olay yerine döndüğü ve olay yerinde kendi telefonuyla birlikte kendisine saldıran sanığa ait telefon ve eldiveni bulduğu, bunları bulunduğu apartmana getirdiği, komşu zilleri çalması sebebiyle tanık….’nin ses duyup aşağı inmesi sebebiyle katılanı gördüğü, katılanın üzerinde kan bulunması sebebiyle evine üzerini değiştirmeye gittiğinde sanığın olay yerine gelerek gasp edildiğini belirterek olayla ilgili kişiyi görüp görmediğini sorması üzerine katılanın olay yerine gelerek sanığı teşhis ettiği ve bu sebepten sanığın yakalandığı olayda, olay yerinde bulunduğu iddia edilen … Bankasına ait kamera kayıtlarına ilişkin CD’nin incelenmesinde de sanığın bahsettiği anlamda bir gasp olayının olmadığı tespit edildiğinden CD izleme tutanağı, katılanın beyanları, tanık….’nin beyanlarına göre sanığın müsnet suçu işlediği kabul edilmekle; mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Katılanın aşamalardaki beyanları, savunma, tutanaklar, adli raporlar ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın, olay günü katılana yönelik cinsel saldırı eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirmeye teşebbüs ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle sübuta eren eylemin 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Tebliğnamedeki Görüş Açısından;
Sanığın katılana yönelik yaralama eylemi nedeniyle aldırılan raporun 5271 sayılı Kanun’un 161 inci maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısının delil toplama yetkisi kapsamında olduğu anlaşılmakla, aynı Kanun’un 76 ve 206 ncı maddelerine atıfta bulunularak katılan hakkında aldırılan raporun açık rızasının bulunmaması nedenine dayalı bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli, 2015/104 Esas, 2015/78 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, farklı gerekçeyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2023 tarihinde karar verildi.