Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/16289 E. 2022/15058 K. 21.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16289
KARAR NO : 2022/15058
KARAR TARİHİ : 21.11.2022

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükme karşı davalı …. vekili, davalı … vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı …. vekili ve davalı … vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının adı geçen davalılar bakımından kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle adı geçen davacılar yönünden davanın reddine, davalı … yönünden davasının kısmen kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı vekili; müvekkilinin eşi …’un davalılardan …’nın sevk ve idaresindeki araç içinde yolcuyken 29/06/2015 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini, aracın kaza tarihinde davalılardan … nezdinde … poliçesi bulunduğunu, diğer davalı …’ın ise aracın maliki olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL cenaze gideri ve 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 2.000 TL maddi tazminat ile 70.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin talebini 366.723,70 TL’ye yükseltilmiştir.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; kaza tarihinde her ne kadar davacı ile eşinin ayrı yaşadığı anlaşılmış olsa da, davacı ile eşi arasındaki evliliğin resmi olarak devam ettiği ve müteveffa eşin davacının desteği olduğunun kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat davasının kabulü ile; 366.723,70 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılar … ve … yönünden alacağa kaza tarihi olan 29/06/2015 tarihinden; davalı … yönünden alacağa temerrüt tarihi olan 09/02/2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, sigorta şirketinin sigorta üst limiti (290.000 TL) ile sorumlu tutulmasına, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı davalı …. vekili, davalı … vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamında kolluk marifetiyle yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasına yönelik 08/11/2019 tarihli tutanak incelendiğinde; kaza tarihine kadar davacı ile müteveffanın evliliklerinin devam ettiği, davacı ile müteveffanın 2013 yılı kış aylarında geçimsizlikten dolayı ayrı yaşamaya başladıklarının tespit edildiği, Elazığ Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/533 E-2016/533 K sayılı dosyası kapsamında müteveffanın annesinin ifadesinin alındığı, müteveffanın annesi Nadire’nin ifadesinde, ifade tarihi olan 29/06/2015 tarihinden 3 yıl önce müteveffanın iş bu dosyanın davalısı … ile evlendiği, bu evliliğini sürdüremediği, sonra eşi … ile birlikte ikamet etmediği, müteveffanın nerede kiminle kalmaya başladığını bilmediği yolunda beyanda bulunduğu, müteveffanın cenazesinin annesi tarafından teslim alındığı, müteveffanın nüfus kaydına göre tarafların 2011 yılında evlendikleri, bu evlilikten 2013 yılında doğan … isminde müşterek çocuklarının bulunduğu, nüfus kayıtlarına göre küçüğün koruma altında olduğu ve 2015 yılında mahkeme kararı ile evlat edinildiği anlaşılmış olup, Türk Borçlar Kanununun 53. maddesinde belirtilen destek kavramının hukuksal bir ilişki değil eylemli bir durumu hedef aldığı, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimi kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulunmasaydı az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimsenin destek sayılacağı, buna göre destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılmasının yeterli olacağı, bununla birlikte destekten yoksun kalan kimsenin devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunması gerektiği, buna göre somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, müteveffanın davacıya fiilen ve düzenli bir desteğinin olmadığı dosya kapsamından sabit olmakla; davanın reddi yerine kabulü yolunda kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı …. vekili ve davalı … vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının adı geçen davalılar bakımından kaldırılmasına, yeniden esas hakkında usuli kazanılmış haklar da gözetilerek hüküm kurulmasına, davalılar … ile Neova Sigorta A.Ş. aleyhine açılan maddi tazminat davasının adı geçen davalılar bakımından ayrı ayrı reddine, davalı … hakkında açılan manevi tazminat davasının reddine, davacının maddi tazminat talebinin kararı istinaf etmeyen davalı … bakımından kabulü ile; 366.723,70 TL maddi tazminatın davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine, alacağa kaza tarihi olan 29/06/2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kararı istinaf etmeyen davalı … bakımından kısmen kabulü ile; 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK’nun 373. maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 21,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına 21/11/2022 gününde Başkan …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir.
Destek, hukuk sistemimizde bir başkasının geçimini sağlayan veya ileride sağlayacak olan kişidir. Destek tazminatı isteyebilmek için; ölenin kanuni ve akdi bakım yükümlülüğünün bulunması veya fiilen veya düzenli olarak bakması veya ileride bakması kuvvetle muhtemel olması yeterlidir. Desteğin kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler de desteğin sağlığında herhangi bir yardım görmeseler bile tazminat talep edebilirler. Ölenin ölüm tarihine kadar bakma mükellefiyetini yerine getirmemiş olması destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmesine engel değildir. Diğer yandan destek tazminatı miras ilişkisinden doğmaz.
Somut olayda, kazada vefat eden destek davacının resmi nikahlı eşi olup müşterek çocukları vardır. Davacı vefat edenin resmi nikahlı eşi olduğundan eş yönünden evlilik birliği devam ettiği sürece ayrı yaşıyor olsalar dahi, müteveffanın davacıya destek olduğunun kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle bölge adliye mahkemesince istinaf eden davalıların incelenmeyen diğer istinaf sebeplerinin incelenmesi gerekirken, ölenin davacıya destek olmadığı kabul edilerek istinaf isteminin kabulüyle davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.