YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/7435
KARAR NO : 2008/2775
KARAR TARİHİ : 21.03.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili hakkında 15.12.2004 vade tarihli 32.000.00 YTL bedelli bonoya dayalı olarak icra takibi yaptığını, kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapılabilmesi için takibe konu bononun, kayıtsız, şartsız borcu ihtiva etmesi gerektiğini, takibe konu bononun arka yüzünde “…’den almış olduğum 1 adet açık senet ve 1 adet açık çekin hiçbir geçerliliği yoktur, sadece alacağım 1 milyar TL’dır. Bunun alınması da 30.9.2004 tarihidir” şeklinde yazı bulunduğunu, bononun tanzim tarihinin 10.4.2004 olup, arka sayfasında belirtilen hususun ise 28.8.2004 tarihini içerdiğini, bononun arka sayfasında yazılı bulunan ve bono alacaklısının müvekkiline borcu olduğunu belirten hususun bononun tanzim tarihinden sonraki bir tarihi içerdiğini, bir kişinin alacaklı olduğu dönemden önce bir kişiye borçlu bulunmasının olanaklı olmadığını, zira bononun tanziminden sonraki tarihte bono alacaklısının kendi el yazısı ile borçlu bulunduğunu bononun arkasına derç ettiğini, müvekkilinin aldatma ve yanıltma sonucu bonoya imza attığını, davalıya borcu bulunmadığı gibi alacaklı olduğunu iddia ederek borçlu bulunmadıklarının tesbitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevabında, takibe konu bononun kayıtsız ve şartsız borç ikrarını içerdiğini, bonoda bulunması gereken tüm unsurların bulunduğunu, davacı tarafın bahsettiği kaydın borçla ilgisinin olmadığını ve onu hiçbir şekilde etkilemeyeceğini bu nedenle bono arkasındaki yazının yazılmamış hükmünde olup, bononun geçersizliğine bir etkisi bulunmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre takibe konu bononun tüm unsurları taşıdığı, bononun arkasına yazılı yazıda bononun geçersizliğini etkileyecek herhangi bir kayıt bulunmadığı, söz konusu bonoya ait bir atıfta bulunulmadığı, davacı ile davalı arasındaki başka bir ilişkiyi gösterdiği, davacı asilin dava konusu olan senetteki imzanın kendisine ait olduğunu beyan ettiği, bononun tanzim tarihinden sonra da davacının bono alacaklısı olan davalıdan alacağı olmasının mümkün olduğu, bu durumun tek başına bononun hata,hile nedeniyle geçersiz olduğunu kanıtlayamadığı, davacı tarafından 14.1.2004 tarihinde Ziraat Bankası Burdur Şubesinden EFT yolu ile gönderilen 13.630.00 YTL’nin davalının hesabına aktarıldığı ancak bunun bononun tanzim tarihinden önce gerçekleştiği ve davacının dava konusu alacağı ödeme nedeni ile son bulduğuna dair herhangi bir iddianın bulunmadığı, yapılan ödemenin taraflar arasındaki başka bir hukuki ilişkinin varlığını gösterdiği,icra takibinin ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf veklilerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyizi itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava esastan reddedildiğine göre davalı lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.