YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10083
KARAR NO : 2008/4257
KARAR TARİHİ : 22.04.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında üye işyeri sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin davalının pos cihazının teyidine güvenerek satış işlemi yaptığını, işlem bedelinin davalı bankaca ödenmemesi üzerine toplam 20.041.60 YTL alacağın tahsili için yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili taraflar arasındaki sözleşmenin 15.maddesi gereğince davacının işlem sırasında kartı kullanan kişinin gerçek kart hamili olup olmadığını denetlemesi gerekirken bunu yapmadığını, sözleşmenin 24.maddesi gereğince müvekkilinin işlem bedeline bloke koyabileceğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, %40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davaya konu kredi kartı harcamalarının gerçek kart sahipleri tarafından yapılmadığı, bu işlemler nedeniyle davalı bankaca 3.kişilere ya da yabancı banka tarafından davalıya ödeme yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 19.570.00 YTL üzerinden iptali ile takibin devamına, asıl alacak olan bu miktara takipten itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki üye işyeri sözleşmesinin 15.maddesinde “ üye işyeri, kart ile satış işlemlerini tamamlamadan önce ve belgenin düzenlenmesi sırasında, … yerine getirmekle yükümlüdür. Bu maddede belirtilen ve üye işyerine ait olan yükümlülüklerin getirilmemesi durumunda her türlü sorumluluk üye işyerine ait olacaktır. Belirtilen hususlara aykırı şekilde düzenlenen satış belgesi tutarı üye işyerine ödenmeyecek, ödenmiş ise de banka bu tutarları üye işyeri hesabından re’sen geri almak, hesap uygun değilse aynen talep etmek yetkisine sahip olacaktır.” denilmektedir. Sözleşmenin 21.maddesinde ise “ üye işyerinin sahibi çalışanları ya da üçüncü kişilerin, ihmal ve/ veya kötü niyetli davranışları ile yapılan sahte ve usulsüz işlemler, taklit, tahrifat vs. nedenlerle bankanın yapacağı her türlü ödemeden bizzat üye işyeri sorumlu olup, böyle bir durumun ortaya çıkması halinde üye işyeri, bankanın ödemek zorunda kalacağı tutarı, ödemenin yapıldığı tarihten, bankaya iade edeceği tarihe kadar geçen günler için hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte bankaya geri ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder.” denilmektedir. Mahkemece yukarıda anılan sözleşme hükümleri gözetilerek, araştırma yapılıp, toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.