Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/3641 E. 2022/11773 K. 10.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3641
KARAR NO : 2022/11773
KARAR TARİHİ : 10.10.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen kararın duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 09.06.2021 Çarşamba günü davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. …. geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle iade edilen dosya ikmal edildikten sonra tekrar gelmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracı sevk ve idare eden davacının eşi …’ın karıştığı kaza sonucu öldüğünü, kazanın oluşumunda desteğin kusuru bulunmadığını, kazanın lastik patlaması nedeniyle meydana geldiğinin ceza dosyasında alınan ATK raporuyla saptandığını, destek sürücü kazada kusurlu olmadığı için de davalının zarardan sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 120.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı, 233,50 TL cenaze gideri ve 266,50 TL ihtarname masrafının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 13.11.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle, taleplerini 201.715,50 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davacı desteğinin kusuru ile kaza meydana geldiğinden zararın teminat dışı olduğunu, lastik patlamasının tek etken kabul edilmesi halinde de bunu kontrol etmesi gereken desteğin müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın kabulü ile 201.715,50 TL maddi tazminatın 03.06.2020 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, itirazın reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin diğer tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davalıya trafik sigortalı araçtaki teknik arızanın (lastik patlamasının) kazanın tek nedeni olduğunu ve bu sebeple davalının zarardan sorumlu olduğunu iddia ederek eldeki davayı açmış; Hakem Heyeti tarafından, araç işleteni … hakkında açılan ceza davasında alınan 28.02.2019 tarihli ATK raporundaki alternatifli tespitlerden, kazadaki tek etkenin lastik patlaması olması (ve kusurlu kimse bulunmaması) seçeneğinin esas alınmasıyla (kusur indirimsiz) hesaplama yapılan aktüer raporundaki miktarda tazminata karar verilmiş; bu karara, davalı yanın itirazı da İtiraz Hakem Heyeti tarafından reddedilmiştir.
Davaya konu edilen kazanın hemen öncesinde, davalıya sigortalı aracın lastiğinin patladığı ve 86 metrelik sürüklenmeden sonra davacı desteğinin idaresindeki bu aracın karşı yönden gelen araca çarpması ile kazanın gerçekleştiği; kaza tespit tutanağında, şerit izleme kurallarına uymama nedeniyle desteğin asli kusurlu olduğu tespitinin yapıldığı; araç işleteni … hakkındaki ceza davasında, sanığın araç lastik bakımı konusunda taksiri bulunduğuna dair somut ve kesin delil bulunmadığı, şüpheden sanığın yararlanacağı ilkesi gereğince beraat kararı verildiği görülmektedir.
Ceza yargılaması sırasında, sanık konumunda olan araç işleteni …’in araç lastikleriyle ilgili bakım eksiği konusunda incelemeler yapılmış olup, araç sürücüsü olan davacı desteği …’ın, trafiğe çıkmadan önce lastiklerle ilgili kontrol yapıp yapmadığı ve bu durumun destek için kusur teşkil edip etmeyeceği hususunda herhangi bir inceleme yapılmamış; Hakem Heyeti tarafından da bu hususta bir araştırma yapılıp uzman bilirkişi raporu alınmadan karar verilmiştir. Oysa; destek …’ın araç işleteni olan …’in çalışanı olduğu, davaya konu kazayı yapan kamyoneti kullanmasının da bu nedenle olduğu hususu, davacı yanın işletene karşı Tekirdağ 2. İş Mahkemesi’nin 2019/355 Esas sayılı dosyasında hizmet tespiti davası açmış olması itibariyle, davacı yanın kabulündedir. Bu nedenle de, desteğin kendi can güvenliği bakımından, 26 yaşında olan kamyonetle trafiğe çıkmadan önce, araç lastiklerinin durumunu kontrol etmesi hususunun incelendiği rapor alınması gereklidir.
Açıklanan nedenlerle; konusunda uzman bilirkişiden, Dairemizin geri çevirme kararları üzerine dosyaya kazandırılan İş Mahkemesi dosyası ve ceza dava dosyası da incelenip değerlendirilmek suretiyle, işletenin çalışanı olarak aracı kullanan desteğin, araç lastiklerinin mevcut durumunu kontrol yükümlülüğüne ilişkin durumu da irdeleyen açık, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir.
3-Destekten yoksun kalma zararının hesabında, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu yardımın miktarı belirlenmelidir. Ölenin parasal veya bedensel destekliğinin derecesi ile bundan yoksun kalanların tazminat isteklerinin ölçüsü ya da hesaplama yöntemi konusunda, öğretide görüş birliği yoktur. Gerçek yardım miktarının yeterli delillerle ispat edilemediği durumlarda yargıç, takdir hakkını kullanarak yardım miktarını belirleyebilecektir. Bu belirlemede, destek ile destek olunan kimse arasındaki yakınlığın derecesi, aralarındaki manevi bağ, davacıların yaşları, dahil oldukları sosyal ve ekonomik çevre, yaşam standartları, cinsiyetleri gibi bakım ilişkisine ve miktarına etkili olabilecek unsurlar da göz önünde bulundurulacaktır. Hayatın olağan akışı içinde, destek sayılan kimsenin, baktığı kimselere gelirini belli paylara bölerek baktığı pek söylenemese de tazminat hesabında bir paylaştırma yapmak zorunlu hale gelmektedir.
Hakem Heyeti tarafından karara esas alınan 09.11.2020 tarihli aktüer raporunda; evli ve çocuklu olarak ölen desteğin tek hak sahibi davacı eş kabul edilmek suretiyle, destek payları belirlenip tazminat hesaplanmıştır. Oysa; Dairemizin geri çevirme kararı üzerine gelen desteğin nüfus kayıt örneğinde, desteğin annesi …’nin kaza tarihinde sağ olduğu görülmektedir ki ölenden destek alma hakkı bulunan anneye pay ayrılmadan (sadece davacı eş ile destek arasında pay dağılımı yapılarak) hesaplama yapan rapor, karara esas alınabilir nitelikte değildir.
Diğer yandan; rapor tarihinde 55 yaşının içinde olan davacı eş için, Dairemizin yerleşik uygulamaları ile evlenme ihtimalinin tespiti bakımından kabul edilen AYİM Tablosuna göre belirleme yapılması gerektiği gözetilmeden ve gerekçelendirme de yapılmadan, davacının yaşı gereği evlenme ihtimali bulunmadığı kabul edilerek hesaplama yapılmış olup, rapor bu yönden de yetersizdir.
Tüm bu nedenlerle; davacı desteği …’ın kaza tarihinde sağ olan annesi … için de pay ayrılmak suretiyle tazminat hesabının yapılması; kök rapor tarihine göre ve AYİM Tablosu gereği davacının evlenme ihtimali olup olmadığı gerekçelendirilip, gerektiğinde bu indirimin de yapılmasıyla hesaplamanın yapılması (kararın sadece davalı yanca temyiz edilmiş olması nedeniyle oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek, hesaplamanın kök rapor (2020) tarihi verileriyle yapılması) hususunda ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi için, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir.
4-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; dosyanın hakem kararının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, 3.050,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 10.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.