Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/2172 E. 2009/11183 K. 24.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2172
KARAR NO : 2009/11183
KARAR TARİHİ : 24.11.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, borçlunun müvekkiline verdiği üç adet çek karşılıksız çıkınca icra takipleri başlatıldığını, haksız itiraz üzerine takiplerin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ayrıca icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çeklerin zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının borcun sebebini belirtmediğini, çekler verilmesine rağmen davacının mal teslimini yapmadığını, davacının iade etmesi gereken çekleri iade etmediğini belirterek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde davalının esasa cevap süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunmadığı ancak, davacı tarafın bu duruma itirazının olmadığı (savunmanın genişletildiği itirazında bulunmadığı), davacının temel borç ilişkisine dayanmadığı hal böyle olunca açılan davanın TTK.nun 644.maddesinde düzenlenen sebepsiz iktisap davası niteliğinde olduğu, 1 yıl geçtikten sonra iş bu davanın açıldığı, davalı taraf çeklerin zamanaşımına uğradığını belirtmiş olmasına rağmen TTK.nun 644.maddesindeki 1 yıllık zamanaşımı süresini ileri sürmediği, ileri sürülmeyen zamanaşımı itirazının re’sen dikkate alınamayacağı, sebepsiz zenginleşmediğini keşidecinin ispat etmesi gerektiği ancak davalının bu hususu ispat edemediği, takipten önce temerrüdün gerçekleşmediği, davaya konu edilen Sivas 1.İcra Müdürlüğünün 2007/4288 sayılı icra dosyasında davalının borçlu olmadığı gerekçeleri ile Sivas 1.İcra Müdürlüğünün 2007/4288 sayılı dosyası için açılan davanın husumet yönünden reddine, Sivas 1.İcra Müdürlüğünün 2007/4289 sayılı dosyası için açılan davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptali ile takibin 20.000.00.-YTL. alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren oran gösterilmeksizin yasal faiz uygulanmasına, ödeme emrinin 4.400.00.-YTL. faiz alacağına ilişkin kısmının iptaline, 8.000.00.-YTL. icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Zamanaşımı def’i HUMK..nun 187. maddesinde belirtilen ilk itirazlardan olmadığından, 10 günlük cevap süresi içerisinde ileri sürülmemiş olsa bile daha sonra da ileri sürülmesi olanaklıdır. Yeter ki davacı vekili savunmanın genişletilmesi yasağına dayanarak karşı çıkmış olmasın. Somut olayda davacı vekili zamanaşımı savunmasını içeren dilekçenin kendisine tebliğ edildiği, 7.2.2008 tarihli oturumda savunmanın genişletilmesine muvafakat etmediğini bildirmiştir. Bu durumda mahkemece zamanaşımı def’inin HUMK.nun 202/2.maddesi uyarınca reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle reddinde isabet görülmemiş ise de, sonuca etkili olmayan bu yanlışlığın eleştirilmesi ile yetinilmiştir.
Yerel mahkeme gerekçesinde TTK.nun 644. maddesi hükmüne dayanılmış ise de, taraflar arasında temel ilişki bulunduğundan somut olayda anılan yasa hükmünün uygulanma yeri bulunmamaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın temel ilişki gözetilerek çözümlenmesi gerekmektedir. Bu açıdan bakıldığında davalının Bakırköy 2.İcra Müdürlüğünün 2007/4261 sayılı icra dosyasına gönderdiği 25.6.2007 tarihli itiraz dilekçesinde dava konusu çeklerin arkası yazdırıldıktan sonra borcun ödendiği şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Başka bir anlatımla, davalı ödeme savunmasına yer vermiştir. Hal böyle olunca davalının ödeme savunmasını kanıtlamaya elverişli delilleri sorulup varsa bu deliller toplanarak birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.