YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8114
KARAR NO : 2023/734
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29.01.2016 tarihli ve 2016/1609 Esas, 2016/1595 İddianame numaralı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143, 116/4, 151. maddeleri gereğince cezalandırılması ve 53. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli ve 2016/243 Esas, 2016/1230 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 142/2-h, 53. maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun’un 116/1, 53. maddesi gereğince 6 ay hapis cezası ile , mala zarar verme suçundan TCK’nın 151/1, 53. maddesi gereğince 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin somut delil olmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, beraat kararı verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, sanığın şikayetçiye ait eve bahçe duvarında bulunan dikenli telleri eğdiği, güvenlik kamerasının kablosunu kestiği, bina arkasındaki tel örgüyü kestiği, mutfak PVC penceresini zorlayarak eve girdiği olay yeri inceleme raporu ve DNA incelenmesine ilişkin uzmanlık raporu ile anlaşıldığından, sanığın eylemine uyan TCK’nn 142/2-h, 116/1 ve 151/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına, yasal şartlar oluşmadığından TCK’nın 143, 116/4. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın geçmiş sabıka durumu ve mahkememizde benzer suçlardan derdest dosyaları nazara alındığında, suçtan pişman olduğuna ve bir daha suç işlemeyeceğine dair olumlu kanaat oluşmadığından sanık hakkında TCK’nın 50/1, 51, 62 ve CMK’nın 231/5. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak;
1. Şikâyetçi olay günü gecesi saat 03.50 sıralarında uyandığında evde birini gördüğünü beyan etmesi ve UYAP’dan alınan güneş batış çizelgesine göre suç tarihinde yaz saati uygulaması da dikkate alınarak, gece vaktinin saat 04.29’de bittiğinin anlaşılması karşısında; suçun gece vakti işlendiği halde sanık hakkında TCK’nın 143. maddesi uygulanmaması,
2.5237 sayılı Kanun’un 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, müdafinin sorgu tarihi olan 03.06.2016 tarihinden sonra 11.07.2016 tarihinde dosyaya vekâletname sunduğu, sanığın savunmasının müdafi huzurunda alınmadan yargılamaya devam edilerek 5271 sayılı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e. maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçede belirtilen nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli ve 2016/243 Esas, 2016/1230 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, sanık hakkında bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.