YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8874
KARAR NO : 2023/1856
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki borca itiraz ve senedin kambiyo vasfına haiz olmadığı uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince, şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın muteriz borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı muteriz borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ
Muteriz borçlu şirket, takip dayanağı senedin davalı ile aralarında düzenlenen alt yüklenici sözleşmesi kapsamında verilen teminat senedi olduğunu, teminat senedinin boş olarak verildiğini, sözleşmenin ödemeler kısmında ayrıca 300.000,00 TL teminat senedi verileceğinin de kararlaştırıldığını, takibe konu senette ödeme yeri bulunmadığından kambiyo vasfında olmadığı gibi takibe konu borcunun da olmadığını, ödeme günü, düzenleme tarihi ve … ibaresinin alacaklı tarafından doldurulduğunun yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkacağını belirterek takibin iptali ile asıl alacak üzerinden %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesi sunmadan dosya üzerinden karar verilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibe dayanak senet üzerinde senedin teminat amaçlı olarak verildiğine dair bir ibareye yer verilmediğini, her ne kadar taraflar arasında düzenlenmiş olan sözleşmenin 6. maddesinde “Taşeron 300.000,00 TL teminat senedi verecektir” şartı, ibaresi yer almış ise de; senedin teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin açıkça yazılması gerektiğini, icra mahkemesi tarafından bu konuda sözleşmedeki maddelerin yorumlanmasının ve gerçek borç miktarı ile takibe konulan miktarın üzerinde durularak araştırma yapılmasının mümkün olmadığını, icra mahkemelerinin şekli inceleme ile karar vereceğini, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2015/1916 E.- 2015/11813 K. sayılı ilamında görüleceği üzere: HGK’nın 06.03.2013 tarih ve 2012/12-768 E. – 2013/312 K. sayılı kararında da benimsendiği üzere dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğunun yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini, borçlunun itirazına dayanak yaptığı taraflar arasında düzenlenen sözleşmede takibe dayanak bonoya açıkça atıfta bulunulmadığı gibi bono üzerinde teminat amaçlı verildiğine dair de herhangi bir kaydın bulunmadığının görüldüğünü, bu durumda borçlunun itirazını yazılı bir belge ile ispat edemediği ve alacaklı tarafından da takip dayanağı bononun teminat senedi olduğuna yönelik bir kabul beyanı bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde muteriz borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Muteriz borçlu istinaf dilekçesinde; davalı ile aralarında alt yüklenici sözleşmesi olduğunu, takibe dayanak senedin bu sözleşme kapsamındaki teminat senedi olduğunu, taraflar arasında başka ticari ilişki olmadığının ticari defterlerle kanıtlanabileceğini, elindeki senedin ticari defterdeki barkot numarası ile takibe konu senedin barkot numarasının aynı olduğunu, teminat senedinin unsurlarının alacaklı tarafından doldurulduğunu, mahkemece bu yönde inceleme yapılmadığını, ödeme yeri ve ödeme günü gösterilmeyen senedin kambiyo vasfını yitirdiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, takip dayanağı bonoda tanzim yerinin bulunduğunu, bononun TTK’nın 776. ve 777. maddeleri kapsamında zorunlu unsurları içerdiğini, açığa bono düzenlenmesi mümkün olup anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının ancak yazılı belge ile ispatlanabileceğini, borçlunun bu yöndeki şikayetlerinin yerinde olmadığını, senet üzerinde hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı değilse borçlunun yapacağı teminat iddiasının borca itiraz niteliğinde olduğunu, somut olayda, borçlunun teminat iddiasını taraflar arasında düzenlenen alt yüklenici sözleşmesine dayandırdığından bu iddianın borca itiraz niteliğinde bulunması nedeni ile mahkemece duruşma açılarak yargılama yapılması gerekirken dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların tamamının şikayet niteliğinde olduğu değerlendirilerek dosya üzerinde yapılan inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsiz ise de alacaklı vekili tarafından sunulan istinafa cevap dilekçesinde takibe dayanak senedin teminat senedi olmadığının, davacının iddialarının kabul edilmediğinin belirtildiği açık olduğundan usul ekonomisi gereğince bu eksikliğin mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirmediğini, taraflar arasında düzenlenen 29.03.2020 tarihli taşeron sözleşmesinin “ödemeler” başlıklı 6. maddesinde 300.000,00 TL teminat senedi verileceğinin belirtildiğini, davacı tarafça sözleşmeye bağlanan ve ekinde yer alan senetle takip dayanağı senedin aynı senet olduğu ve barkot numaralarının dahi aynı olduğu belirtilmiş ise de dayanılan bu sözleşmede senet miktarı dışında senedi somutlaştıracak keşide tarihi ve vade tarihi gibi ayırtedici unsurların sözleşmeye yazılmadığını, barkot numarası belirtilerek bu senedin de sözleşmenin eki sayılacağına dair bir düzenlenmenin sözleşmede bulunmadığını, alacaklı vekili tarafından sunulan istinafa cevap dilekçesinde borçlunun iddialarının kabul edilmediğini, ispat külfeti kendisinde olan davacı borçlunun teminat iddiasını İİK’nın 169/a maddesinde belirtilen belgelerle ispat edemediğini, mahkemece açıklanan nedenlerle ileri sürülen şikayet ile borca itirazın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğunu, ancak söz konusu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığı gerekçeleri ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde muteriz borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Muteriz borçlu istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususlarla Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile ilamsız icra takibinde borca itiraz ile senedin kambiyo vasfına haiz olmadığına ilişkin şikayete ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK md. 169/a., TTK md. 776/1-b, 777 maddeleri
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup muteriz borçlunun temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.