Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/3201 E. 2007/9529 K. 05.11.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3201
KARAR NO : 2007/9529
KARAR TARİHİ : 05.11.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, bono altındaki imzanın müvekkili şirket ortaklıklardan …’e ait olduğunu, adı geçenin keşide tarihi itibariyle müvekkili şirket adına tek başına senet keşide etme yetkisinin bulunmadığını, ayrıca kaşe yapılmadığını, taraflar arasında alacak-borç ilişkisi olmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, bononun iptaline ve %40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin senedi iyiniyetle iktisap ettiğini, davacı şirket yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, kaşe üzerine imza olmamasının senedin geçersizliği sonucunu doğurmayacağını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, düzenleme tarihi itibariyle bonoda imzası bulunan …’ün “davacı şirketi tek başına temsile yetkili olmadığı, bononun davacı şirket kayıtlarında yer almadığı, bu itibarla davacının bono sebebiyle sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, davalı vekilinin bonodan dolayı davacı şirketten alacaklı olup olmadıkları hususunda davacı yana yemin teklif ettiği, davacı şirket temsilcisinin yemin için çağrıldığı oturuma meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen katılmadığından yeminden kaçınmış sayıldığı ve senet tutarı kadar davacının borçlu olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı tarafından takibe konulan bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dosyaya sunulan Ticaret Sicil Memurluğunun cevabi yazısından davacı şirketin bononun tanzim tarihi itibariyle çift imza ile temsil edildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu senette ise şirket kaşesi yanında tek imza mevcuttur. Söz konusu senedin, davacı şirket yetkililerinin her ikisinin imzasını taşımaması nedeniyle davacı şirketi bağlayıcılığı yoktur. Bu nedenle davanın kabulü gerekirken icapsız yemin teklifine dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 5.11 .2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.