YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12733
KARAR NO : 2009/8523
KARAR TARİHİ : 29.09.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalılardan …’ın müvekkilinin su abonesi olup, diğer davalının ise suyun fiili kullanıcısı olduğunu, tüketilen su bedelini ödemediklerini belirterek 6.700.95.-TL.nın (tahakkuksuz, açma-kapama-su bedeli, gecikme cezasından oluşan toplam tutar) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin 27.10.1994 tarihinde tapuda diğer davalıya taşınmazı satıp, teslim ettiğini, borçtan sorumlu olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … vekili, müvekkilinin aboneliği bulunmadığı gibi suyu fiilen de kullanmadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve toplanan delilere göre davanın kısmen kabulüne, 6.687.22.-TL.nın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı yan 1998 ila 2001 dönemine ait su tüketim bedellerinin tahsilini istemiştir. Dosya kapsamından abonelik sözleşmesinin 24.9.2001 tarihinde iptal edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece 1998 ila 2001 dönemine tahakkuk eden su tüketim bedellerinin belirlenip, bu döneme ait su tüketim fatura bedellerine son ödeme tarihlerinden aboneliğin iptal tarihine kadar gecikme zammı oranları, bu tarihten dava tarihine kadar da temerrüt faiz oranlarının uygulanıp borcun belirlenmesi gerektiği dikkate alınarak bilirkişiden Yargıtay denetimine de uygun ek rapor alınması ve varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, farklı şekilde hesaplama yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru olmadığı gibi, kabul şekli itibariyle de gecikme zammının faiz niteliğinde olup, bu tutarın da asıl alacağı ilavesi ile BK.nun 104/ son maddesine aykırı şekilde faize faiz yürütülmesine olanak sağlayacak biçimde hüküm kurulması da isabetli değildir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.9.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.