Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14626 E. 2023/455 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14626
KARAR NO : 2023/455
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2433 E., 2022/1745 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 24.09.2018
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/592 E., 2020/66 K.

Taraflar arasındaki fiili birliktelik nedeniyle bağlanan ölüm aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın bağlanarak ödenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı boşandığı eşinin 2010 yılında boşandıklarını, o tarihten bu yana beraber yaşamadıklarını, boşanma sonrası bağlanan aylık maaşın kurum tarafından kesildiğini, müvekkilinin boşandığı eşinden olan 3 çocuğunu görmek için birkaç kez dava dışı boşandığı eşinin yanına gittiğini, bunun dışında bir arada bulunmadıklarını, yaşamadıklarını, beyan ederek kurum tarafından kesilen yetim ve dul aylığının tekrar tesis edilmesi ve ödenmeyen aylıkların ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK cevap dilekçesinde, davacı ile eşi …’in 2010 yılında boşandıklarını, boşandıktan sonra davacının müteveffa babasından yetim aylığı almaya başladığını, ancak müvekkil kurum denetmenlerince yapılan inceleme sonucunda, davacı ile …’in kimlik paylaşım sisteminde ikamet adreslerinin aynı olduğu ve birlikte yaşadıklarının tespiti üzerine davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşama – muvazaalı boşanma gerekçesiyle aylığın kesildiğini beyan ederek haksız ve hukuki mesnetten yoksun olarak açılan davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, toplanan delillerin tüm dosya kapsamından eksik hukuki inceleme ve hatalı değerlendirme yapıldığını, boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşemediği hususunun şüpheden uzak, açık ve net tanık beyanlarının bulunmadığını, belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 11.08.1986 olarak tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun’un 56 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, özellikle kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksi ispat edilemediğinden tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,

18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.