Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/7340 E. 2023/1168 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7340
KARAR NO : 2023/1168
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasında görülen Kadastro Tespitine İtiraz davasında verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 7. Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; müdahil davacılarınn davasının kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin kararı davalı – davacı Hazine vekili, davalı … Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında, … ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 142 nolu parsel vergi kaydı, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak … adına, 225 nolu parsel ise vergi kaydı, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak … adına tespit edildikten sonra kadastro komisyonunca, Hazine ve dava dışı gerçek kişilerin itirazları incelenmeksizin taşınmazlara uygulanan vergi kayıtlarının Asliye Hukuk Mahkemesinde tescil davasına konu edilmiş olduğu gerekçesi ile tutanakların kadastro mahkemesine tevdine karar verilmiştir.

2. Davacı … vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 19.07.1972 tarihli dava dilekçesinde özetle; Bozova ilçesi … Köyünde kain olup, müvekkili olan davacıya babasından kalan 13, 10, 130, 133, 221, 266 ve 269 nolu vergi kayıtlarına göre yedi kıta tarlanın davacının zilyet ve tasarruflarında olduğunu ileri sürerek, taşınmazların davacı adına tapu da kayıt ve tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmış, yargılama sırasında dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle dava Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.

3. Müdahil davacı … Kadastro Mahkemesine sunduğu 18.06.2004 tarihli dilekçesiyle; davacı … tarafından açılan davada dava konusu edilen 142 parselin davacı ile bir ilgisinin olmadığını, bu parselin babası …’e ait olduğunu, yaklaşık 70 – 80 yıldır taşınmazı kendilerinin kullandıklarını ve aralarında yapmış oldukları rızai taksimle tarlanın kendisine isabet ettiğini belirterek, taşınmazın adına tesciline karar verilmesi istemiyle davaya katılmıştır.

4. Müdahil davacı … Kadastro Mahkemesine sunduğu 18.06.2004 tarihli dilekçesiyle; davacı … tarafından açılan davada dava konusu edilen 225 parselin davacı ile bir ilgisinin bulunmadığını, bu parselin babası …’e ait olduğunu, yaklaşık 70 – 80 yıldır taşınmazı kendilerinin kullandıklarını ve aralarında yapmış oldukları rızai taksimle tarlanın kendisine isabet ettiğini belirterek, taşınmazın adına tesciline karar verilmesi istemiyle davaya katılmıştır.

5. Davacı Hazine ise, dava konusu 142 ve 225 nolu parsellerin kadastro tespitine itiraz etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar; davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Bozova (Kapatılan) 1. Kadastro Mahkemesinin 2005/1 Esas 2005/6 Karar sayılı kararıyla, müdahil davacıların davasının kabulü ile 142 nolu parselin … 225 nolu parselin … mirasçıları adına tespit ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bozova (Kapatılan) 1. Kadastro Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı – davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2008/1958 Esas 2009/238 Karar sayılı ilamı ile, “taşınmazların tespitlerine esas dayanak vergi kayıtlarının keşif esnasında yöntemince uygulanmamasının isabetsizliğine” değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında Bozova Kadastro Mahkemesinin kapatılması nedeniyle dava dosyası … Kadastro Mahkemesine gönderilmiş ve bu Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile, dava konusu 142 nolu parselin sınırları ve mevki itibariyle özellikle komşu parsellere uygulanan dayanak kayıtlarının dava konusu parsele ilişkin okunan hudutlarının dava konusu yeri okuduğu da dikkate alındığında maliki asli müdahiller … oğlu … ve … olan … mevkii sıra no;102 deki vergi kaydı kapsamında kaldığı, bu yere asli müdahil … ve mirasçılarının 20 yıldan fazla davasız, aralıksız malik sıfatıyla zilyet olduğu, dava konusu yerlerde çeşitli tarım ürünleri ekmek ve fıstık ağacı dikmek suretiyle tarımsal faaliyette bulunduklarından zilyetliğinin ekonomik amaçla olduğu 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi ve mülga 766 sayılı Kadastro Kanunu’nun (766 sayılı Kanun) 33 üncü maddesi uyarınca zilyetlikle mülkiyeti kazanma şartlarını gerçekleştirdiği, yine dava konusu … Mahallesi 225 parselin üç sınır itibariyle maliki … oğlu … olan 130 ve 132 nolu vergi kaydı kapsamında kalsa da vergi kaydı zilyetlikle birleşmediği müddetçe hukuki değer ifade etmediği, somut olayda dava konusu parseli … ve mirasçılarının hiç kullanmadığı, zilyet olmadıkları, dava konusu … Mahallesi 225 parsele … ve mirasçılarının 20 yıldan fazla davasız, aralıksız malik sıfatıyla zilyet olduğu gerekçesi ile; asli müdahiller … oğlu … ile … oğlu …’ün davasının kabulü ile; dava konusu … ili … ilçesi … Köyü 142 nolu parselin … oğlu … mirasçıları eşi … kızı …, .. evlatları …, …, …, …, … ile … mirasçıları eşi … kızı …, … evlatları …, …, …, …, …, …, …, …, … adlarına el birliği mülkiyeti halinde tapuya kayıt ve tesciline,
dava konusu … ili … ilçesi … Köyü 225 nolu parselin … oğlu … mirasçıları … evlatları …, …, …, … adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davacı – davalı Hazine vekili ve davalı … Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı – davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; eksik incelemeye dayalı hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı … Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; müdahil davacılar lehine zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşmediği iddiası ile kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık kadastro tespitine itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun’un 14, 17, 20 ve 27 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı-davalı Hazine vekili ve davalı … Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 144,00 TL’nin temyiz eden davalı … Belediye Başkanlığından alınmasına,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.