Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/16276 E. 2023/2573 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16276
KARAR NO : 2023/2573
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2021 tarihli ve 2020/216 Esas, 2021/158 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2021/1695 Esas, 2021/1890 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. Arama kararının hukuka aykırı olduğuna,
5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
6. Sulh Ceza Hâkimi huzurunda yapılan sorguda sanık tarafından ifade edilen hususların sanığın gerçek iradesini yansıtmadığına, zira sanığın sorgusuna katılan avukatın, temyiz dışı sanık …’ın çalıştığı hukuk bürosunda çalıştığına,
7. Sanığa, temyiz dışı sanık … tarafından komplo kurulduğuna, aleyhe beyanda bulunmaması için sonrasında ceza infaz kurumunda bulunan sanığa para gönderildiğine,

8. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,
9. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay, yakalama tutanağı, parmak izi raporu, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin miktarı ve çeşitliliği ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılan Bahtiyar ve tanık Ferhat Barış’ın kül halindeki anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre; olay tarihinde sentetik kannabinoid ve MDMA ticareti yaptığı gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükme yapılan eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunan haller kapsamında verilen arama emri uyarınca, arama kararında belirtilen saatlerde arama yapılmak suretiyle delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edildiği, içerisinde uyuşturucu madde ele geçirilen müştemilata ait anahtarın sanığın üzerinde ele geçirilmesi ve uyuşturucu maddelerin sarılı olduğu materyaller üzerinde sanığa ait sağ el orta parmak izinin tespit edilmesine göre; sanık hakkında delil değerlendirmesinin gerekli ve yeterli miktarda yapıldığı, sanığın yakalanma şekli, olayın oluşu ve diğer tüm deliller kapsamında sanık savunmasına göre etkin pişmanlık şartlarının oluşmadığı, sanığın yanıltılarak ceza almasının sağlandığına ilişkin dosyada delil bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 22.06.2021 tarihli ve 2021/1695 Esas, 2021/1890 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalman süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.