YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12269
KARAR NO : 2009/8355
KARAR TARİHİ : 16.09.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında 14.07.2009 tarihinde … Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin (5) yıl süreli olduğunu, ancak davalının sözleşme devam ederken başka firmalarla anlaşarak o firmaların ürünlerini sattığının mahkeme aracılığı ile tespit edildiğini, bu nedenle müvekkilinin kâr mahrumiyeti ve cezai şart ve manevi tazminat alacağı doğduğunu belirterek, sözleşmenin feshi ile müvekkili şirket alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin sözleşmeye aykırı davranmadığını, başka firmalara ait ürünleri satmadığını, davacının taleplerinin haksız olduğunu öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığı, ancak davalının sözleşme süresi içinde, başka firmalara ait ürünleri satarak, sözleşmeye aykırı davrandığının tespit edildiği, davacının kâr mahrumiyeti ile cezai şart alacağını birlikte talep etmesinin mümkün olmadığı gibi manevi tazminat talebinin de yerinde bulunmadığı gerekçesi ile, davacının cezai şart alacağının kısmen kabulüne, davacının kâr mahrumiyeti ve manevi tazminata ilişkin taleplerinin ise reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında imzalanan “… Bayilik Sözleşmesinin” 21.maddesi “….Bayi şirketin her türlü alacağını zarar ve ziyanı ile kâr mahrumiyeti ödemeyi de kabul etmiştir. Şirket dilerse alacağını, zarar ve ziyanı ile kâr mahrumiyetini ve 24.maddedeki cezaları teminattan tahsil edebileceği gibi teminatlardan ceza şartını tahsil edip, her türlü alacağı, zarar ve ziyanı ile kâr mahrumiyeti için kanuni yollara müracaat edebilir.” hükmünü içermektedir. Bu durumda mahkemece davacının hem cezai şart hem de kâr mahrumiyetini birlikte isteyebileceği gözetilmeden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı şirket yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.