Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/12144 E. 2023/48 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12144
KARAR NO : 2023/48
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul, Kısmen ret

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı, …. ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 1960 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan taşınmazlar hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescil istemiyle dava açmıştır.

II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde, dava konusu taşınmazların kamunun menfaatine bırakılmış yerlerden olduğu, umumun faydalanmasına açık olduğu, bu nedenle kişiler adına tescilinin mümkün olmadığı, bir an için taşınmazın zilyetlikle özel mülkiyete konu teşkil edecek biçimde iktisabının mümkün olduğu kabul edilse dahi davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ
İlk Derece Mahkemesinin 04.10.2005 tarihli ve 2004/56 Esas, 2005/316 Karar sayılı kararıyla, çekişmeli taşınmaz bölümleri üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 18.11.2004 tarihli teknik krokide “1” no ile gösterilen 4.168 m2 yüzölçümlü taşınmazın, yine aynı krokide “3” no ile gösterilen ve 29.649 m2 yüzölçümlü taşınmazın ve yine aynı krokide “4” no ile gösterilen 20.417 m2 yüzölçümündeki taşınmazların davacı adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 03.02.2017 tarihli ve 2015/11171 Esas, 2017/758 Karar sayılı kararıyla “6360 sayılı yasa uyarınca Adana Büyükşehir Belediyesi ve Kozan Belediyesi ile Orman Yönetimi’nin davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerektiği” gerekçesiyle bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekişmeli taşınmaz bölümleri üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 18.11.2004 tarihli teknik krokide “1” no ile gösterilen 4.168 m2 yüzölçümlü taşınmazın, yine aynı krokide “3” no ile gösterilen ve 29.649 m2 yüzölçümlü taşınmazın ve yine aynı krokide “4” no ile gösterilen 20.417 m2 yüzölçümündeki taşınmazların davacı adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili, davalı … Yönetimi vekili, davalı … Belediyesi vekili ve davalı … Belediyesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri
Davalılar, temyiz dilekçelerinde, çekişmeli taşınmaz bölümünün devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, bu bölüm üzerinde davacı tarafın zilyetliğinin bulunmadığını, taşınmazın evvelinin orman niteliği taşıdığını, davada husumet sorununun olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapusuz taşınmazın tescili isteğinden ibarettir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne hükmedilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme yetersizdir. Şöyle ki; teknik krokide 1, 3 ve 4 rakamları ile belirtilen temyize konu davalı taşınmazlar, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılan yerlerden olduğu halde, arazi kadastrosunun ne zaman yapıldığı ve niçin kadastro harici bırakıldığı sorulmamış, kadastro paftası getirtilerek kadastro parsellerine göre konumu gösterilmemiş, yörede 1952, 1953, 1967, 1976 ve 1989 tarihli hava fotoğrafları bulunmasına rağmen jeodezi bilirkişi tarafından inceleme yapılmamış, davacı yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde belirlenen norm sınırı göz önünde tutularak belgesiz araştırması yapılmamış, taşınmazın 3402 sayılı Kanun’un 17. maddesi uyarınca kesinleşmiş imar planı kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmemiş, bu bağlamda dava konusu taşınmazda zilyetliğin bulunup bulunmadığı, var ise başından beri ne şekilde sürdürüldüğü, imar ihyasının tamamlanıp tamamlanmadığı hususlarında yetersiz ziraat mühendisi bilirkişi raporu ile yetinilmiş, fen bilirkişiden denetime elverişli rapor alınmamış ve yetersiz orman bilirkişi raporuna itibar edilmiştir. Bu şekilde eksik araştırmaya dayalı karar verilemez.

Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, taşınmazlara ait eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin harita sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya arasına alınmak suretiyle, buradan elde edilen verilere göre tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ilişkin farklı dönemlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğü’nden, memleket haritası, varsa amenajman planı ve fotogometri yöntemiyle kadastro çalışmalarına altlık olarak düzenlenen kadastro paftası ilgili yerlerden getirtilerek dosya arasına konulmalı, komşu parsellere ait tespit tutanakları ve dayanak belgeler celp edilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 3 kişilik orman mühendisleri kurulu ve teknik fen bilirkişisi, ziraat bilirkişisi ile jeodezi ve fotoğrametri uzmanının katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, yapılacak inceleme ve keşifte, bu belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; fen ve uzman orman bilirkişiler ile jeodezi bilirkişisi eliyle taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritası ve hava fotoğrafının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ve hava fotoğrafı ölçeğine çevrildikten sonra, bu haritalar komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte aynı haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, bilirkişilere hava fotoğrafları ve dayanağı haritaları stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip, raporlarında taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, taşınmazlar üzerinde bulunan bitki örtüsünün niteliği, ağaçların yaşları ve dağılımları ile ilgili açıklama yapmaları istenmeli, ziraat mühendisi bilirkişiden, çekişmeli taşınmazın eğimini, niteliğini, toprak yapısını, bitki örtüsünü, zirai durumunu, çevresindeki kadastral parsellerle arasında bir fark bulunup bulunmadığını, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, edilmiş isel imar-ihyaya konu olmaya başlandığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, kullanım durumunu kesin olarak belirleyen, somut verilere ve bilimsel esaslara dayalı, sınırındaki kadastral parseller ile mukayese edilecek şekilde fotoğraflarla desteklenmiş ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlemeleri istenilmeli; tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları ile kadastro tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; kadastro tespit tarihine kadar davacı kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca, davacı yönünden tapu ve ilgili kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden senetsiz belgesiz araştırması yapılıp, sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, kanunun getirdiği 40/100 dönüm sınırlamasının aşılıp aşılmadığı saptanmalı ,bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik incelemeye dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine, davalı … İdaresi, davalı … ve davalı … vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

492 sayılı Harçlar Kanunu’nun değişik 13 üncü maddesinin “j” bendi gereğince Hazine ve Orman İdaresinin harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

Peşin harçların istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,

Taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 09.01.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.