YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5382
KARAR NO : 2023/637
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Fatsa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim olunan 04.11.2013 tarihli ve 2013/1165 Esas sayılı iddianame ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan Fatsa 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Fatsa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2014 tarihli, 2013/596 Esas, 2014/173 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı suçundan yargılama yapmak üzere Ünye Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.
3. Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli, 2014/217 Esas, 2015/71 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 14.03.2018 tarihli ve 2015/160303 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii; suçun unsurlarının oluşmadığı, gerçekleştiği iddia edilen olayda cinsel amaç bulunmadığı, katılan ile tanık….’nin beyanlarının birbirleriyle çelişkili olduğu, sanığın olayı ispatlayamadığı gerekçesiyle mahkumiyet kararı verildiği, sanığın beyanlarına itibar edilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığı ve dilekçesinde belirttiği diğer sebeplerle kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde katılanın kayınvalidesi olan tanık ….. ile birlikte ikametinde bulunduğu sırada akrabası olan sanığın ikametlerine geldiği, katılanın kayınvalidesinin isteği üzerine sanık ile birlikte ikametin ahır kısmına hayvan yemini götürdükleri esnada sanığın kendisini ensesinden ve çenesinden tutarak öpmeye çalıştığı ancak öpemediği, bağırması üzerine sanık …’nın özür dileyerek eylemine son verdiği iddiasıyla açılan kamu davasının yapılan yargılamasında; katılanın aşamalardaki beyanları, aralarında bir husumet olmayan katılanın kendi namus ve iffetini ortaya koyacak şekilde sanığa iftira atması için herhangi bir nedeninin bulunmayışı, katılanın sanığa iftira attığının kabulünün hayatın genel tecrübesi ve olayların normal akışı ile bağdaşmayacak olması, sanığın katılanı kendisine iftira atması için hiçbir geçerli sebep ileri sürememiş olması, ayrıca tanık….’nin katılanın olay sonrasında ağlamaklı ve konuşamaz bir durumda olduğunu ve sanığın katılana gerçekleştirdiği eylemi kendisine anlattığını beyan etmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın katılanın boynuna ve ensesine cinsel saikle dokunup öpmeye çalışmak şeklinde gerçekleşen eyleminin sarkıntılık boyutunda kaldığı ve 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin sanık lehine olduğu anlaşıldığından sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan cezalandırılması ile sanık hakkındaki kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlardan adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiin Temyiz İsteği Yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1. Suç tarihi itibarıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine engel teşkil edecek herhangi bir adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında kanuni koşulları değerlendirilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının adli para cezasından önce değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında “Adli para cezasına çevrilmesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” şeklindeki gerekçeyle anılan maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi,
2. Sanık hakkında kurulan kısa süreli olmayan 1 yıl 8 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasına aykırı olacak şekilde adli para cezasına çevrilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Tebliğname Yönünden;
Sanığın katılana yönelik fiziksel temas içeren eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen teşebbüs hükümlerinin koşulları oluşmadığından bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli, 2014/217 Esas, 2015/71 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ile 326 ncı maddenin son fıkrası gereği, farklı gerekçeyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.