YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/20
KARAR NO : 2023/769
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.01.2022 tarihli ve 2021/223 Esas, 2022/29 Karar sayılı kararı ile sanığın;
a) Nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Kanun’un 134 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi delaletiyle birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.03.2022 tarihli ve 2022/324 Esas, 2022/299 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 17.10.2022 tarih 2022/9894 Esas, 2022/9125 Karar sayılı kararı ile özel hayatın gizliliğini ihlal suçu yönünden Tebliğname’deki görüş eksikliği nedeniyle verdiği tevdii kararı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, kararın onanması görüşlerini içeren 15.06.2022 tarihli asıl Tebliğname sonrasında düzenlenen 02.01.2023 tarihli ek Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. Nitelikli cinsel saldırı suçu yönünden: Cinsel birlikteliğin rızaya dayalı olmasına, zora dair suçlamaların soyut, intikalin ise geç olmasına, sanığın telefonundaki çözümü yapılan mesajların tamamının çıkarılarak bilirkişi incelemesine tabi tutulması gerektiğine, gerekçede yer alan sanığa ait “Son gece doğru” ve “Sen beni yapmaya zorladın” şeklindeki mesajların hangi amaçla atıldığının sanığa sorulmamasına, tanık dinlenmemesine, sabıkasız sanık lehine hiçbir takdiri indirim uygulanmamasına ve dilekçede belirttiği diğer hususlara sebeplere ilişkindir.
2. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu yönünden: Sanığın katılanın görüntülerini izinsiz kayda almadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. 2020 yılının Kasım ayında sosyal medyadan tanışan sanık ile katılanın sosyal medya üzerinden görüşmeye devam ettikleri, sanığın isteği üzerine katılanın sanığa farklı tarihlerde kendisine ait bir takım fotoğraflar gönderdiği, bir süre sonra yaşanan tartışma nedeniyle sanığın katılanı tehdit ettiği, katılanın da sanık ile ilişki istemediğini anlatmak amacıyla sanığın yanına Diyarbakır’a gittiği, burada sanık ile birlikte üç gece geçirdikleri, birden fazla cinsel birliktelik yaşadıkları, son cinsel birlikteliğin katılanın rızası dışında sanık tarafından zorla gerçekleştirildiği, birlikte geçirdikleri süre boyunca sanık tarafından katılanın görüntülerinin izinsiz kayda alındığı, daha sonra katılanın Diyarbakır’dan ayrılarak ikamet ettiği Ankara’ya döndüğü, katılanın sanık ile iletişimi kesmek amacıyla telefon numarasını değiştirdiği, sanığın ise katılana ulaşabilmek amacıyla yakınlarıyla iletişim kurduğu, yine sanığın kendisinde bulunan katılanın müstehcen görüntülerini kurduğu katılanın ad ve soyad bilgilerini içeren sosyal medya hesaplarından paylaştığı … mahkemece kabul edilmiştir.
2. Sanığın cinsel saldırı suçuna yönelik özetle; katılan ile isteği doğrultusunda yanında kaldığı 3 gün boyunca her gece kendi isteği ile cinsel birliktelik yaşadıklarını, katılanın sarhoş olmadığını beyan etmiş ise de; katılanın aşamalarda istikrarlı beyanlarında sanık ile son yaşadığı birlikteliğin rızası dışında gerçekleştiğini beyan etmesi, yine katılanın bu beyanını destekler şekilde katılanın “Seninle evlenmem için zorla sahip oldun” ve “Ben, kendimde bile değildim sonra” şeklinde mesajlarına sanığın “Son gece doğru” şeklinde karşılık vererek katılanın bu iddiasını destekler şekilde tavır takındığı ve bu hususta dosya içerisinde dijital inceleme raporları ile katılan tarafından sunulan yazışmalara ilişkin ekran görüntülerinin de mevcut olduğu, buradan da anlaşılacağı üzere gerçekleşen son cinsel birlikteliğin katılanın iradesi dışında gerçekleştiğinin mahkemece kabul gördüğü, yine sanığın birlikteliği organ sokmak suretiyle gerçekleştiği yönünde tevil yollu beyanları da bir arada değerlendirildiğinde, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemiş, sanığın kısmî ikrarı ile dosyadaki belge ve delillerle uyumlu katılan beyanlarına itibar edildiği belirtilerek, sanığın eyleminin katılanın rızası dışında, direncini kırmaya yönelik cebir uygulayıp vücuda organ sokmak sureti ile nitelikli cinsel saldırı suçunu oluşturduğundan bahisle mahkumiyetine karar verilmiştir.
3. Sanığın savunmalarında özetle; katılanın kendisine gönderdiği müstehcen fotoğraflarını katılanın ailesine ve imam nikahlı eşi …’e gönderdiğine, yine katılana ait resimler ile cinsel içerikli olmayan … kaydını katılan adına açtığı hesaplar üzerinden kurumdaki arkadaşlarına gönderdiğine dair ikrarda bulunduğu, 10.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda sanığa ait cep telefonunun incelenmesinde adına tanımlı mail hesabından katılanın ad soyadını içerir instagram sosyal medya hesabının bulunduğu, bu hesabın incelenmesinde bağlantılı hesapta katılanın gizli çekim yapılarak … kaydına alınan bahse konu … dosyasının 09.01.2021 günü katılanın Diyarbakır’da bulunduğu tarihte kayıt edildiği, videonun sosyal medya üzerinden Ş.K. isimli kullanıcıya gönderildiğinin sabit olduğu, yine katılan tarafından sunulan ve içeriği sanıkça kabul edilen mesajlara ait ekran görüntüleri incelendiğinde, sanığın kendi instagram hesabından bilirkişi raporu ve taraf beyanlarıyla sabit olduğu üzere katılanın sanığa gönderdiği görüntülerin paylaşılmış olduğu, yine sanığın söz konusu “***bozkul” isimli instagram hesabının kendisi tarafından oluşturulduğu ve katılana ait görüntülerin paylaşıldığına dair ikrarı da bir arada değerlendirildiğinde; sanığın katılan adına farklı tarihlerde “mer***” ve “***bozkul” adında sahte hesaplar açarak katılana ait kişisel veri mahiyetindeki fotoğraflarının bu hesaplardan paylaşmak suretiyle söz konusu kişisel verileri hukuka aykırı olarak kullanıldığı, yine sanığın katılan tarafından kendisine gönderilen ve katılanın başkalarının görmesini ve bilmesini istemeyeceği özel yaşam alanına ilişkin görüntüler olarak kabul edilecek görüntüleri ile yine sanığın katılanın yataktayken çekilen fotoğrafının rızası bulunmaksızın hukuka aykırı olarak katılanın yakınlarına paylaştığı, bu sebeple sanığın eylemlerinin kül halinde “Özel Hayatın Gizliliğini İhlal” suçu kapsamında kaldığı anlaşılmakla sanığın Hukuki Süreç başlığı altında birinci fıkranın (b) bendinde yer alan şekilde mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede
Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede
Olayın intikal şekli ve zamanı, katılanın başka delille desteklenmeyen soyut beyanı, dosyada yer alan ve mahkemenin eylemin rıza dışı olduğuna kanaat getirdiği mesajların katılanın sanık hakkında şikayetçi olmaya karar verdiğini belirttiği tarihten sonraya ilişkin olması, olaydan hemen sonraki yazışmalarda ise eylemin rıza dışı gerçekleştiğine dair bir ifadenin yer almaması, tehdit ve şantaj suçlarına konu eylemlerin cinsel ilişkiden sonra gerçekleşmiş olması, sanığın aşamalardaki savunmaları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, cinsel birlikteliğin sanık tarafından zorla, katılanın rızası dışında gerçekleştiğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuş, sanık müdafiinin eylemin zorla gerçekleşmediğine dair temyiz istemi bu kapsamda yerinde görülmüştür.
C. Tebliğname Yönünden Yapılan İncelemede
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükme ilişkin gerekçenin (B bölümünde yer alan nedenle Tebliğname’deki onama düşüncesine iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde yer alan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.03.2022 tarihli ve 2022/324 Esas, 2022/299 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçu Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde yer alan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.03.2022 tarihli ve 2022/324 Esas, 2022/299 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Diyarbakır 13. Ağır Ceza Mahkemesine, yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.