YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12096
KARAR NO : 2023/189
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sırasında, … ilçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan 118 ada 1 parsel sayılı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı … adına tespit edilmiş olan taşınmaz itiraz üzerine komisyon kararıyla ağaçlık niteliği ile Hazine adına tapuya kaydedilmiştir.
2. Taşınmaza yönelik davacı tapu iptali ve tescil talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Arhavi Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.05.2014 tarihli ve 2013/43 Esas, 2014/65 Karar sayılı kararıyla, çekişmeli taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğu ve taşınmaz üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının davacı lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.05.2017 tarihli ve 2016/9880 Esas , 2017/4104 Karar sayılı kararı ile, “çekişmeli taşınmazın orman niteliği taşıyıp taşımadığı ve zilyetlik hususunun keşfen saptanması gerektiği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 118 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olan özel mülkiyete tabi taşınmaz olduğu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptaliyle davacı adına tesciline karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
Davalı Hazine temsilcisi, çekişmeli taşınmazın tarım arazisi olmadığını ve orman niteliği taşıdığını, bu tür yerlerin devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerlerden olduğunu belirterek, Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi sebeplere dayalı tapu iptali ve tescil isteğinden ibarettir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1 inci maddesi.
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Mahkemece çekişmeli taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu ve davacı lehine zilyetlik koşulları oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamına uygun değildir. Şöyle ki; dosya arasında bulunan bilirkişi raporlarından çekişmeli taşınmazın % 3 eğimli olduğu ve taşınmazın üzerinde 5-25 yaşlarında kızılağaç bitkisinin mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
2.Hemen belirtmek gerekir ki; çam, ladin, gürgen, …, kayın gibi ağaçlar asıl orman ağacı olmakla birlikte, meyveli-meyvesiz fıstık çamı, palamut meşesi, aşısız kestane, kavak, söğüt, kızılağaç, akasya, okalüptüs ağaçları, aşılı ve aşısız zeytinliklerle, yabani veya aşılanmış fıstık, sakız ve sakız nevileri olan menengiç, buttun, yabani sakız, (mezdeki sakız) adi sakız, filistin sakızı ve harnup ağaçları da orman örtüsüdür. Bu gibi yerler 6831 sayılı Kanun’un 1/I maddesi gereğince toprağıyla birlikte orman sayılır.
3.Bu haliyle taşınmaz üzerinde herhangi bir imar-ihyanın yapılmadığı ve taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunmadığı gibi, dosya arasında bulunan 14.04.2014 tarihli harita mühendisinin raporuna ekli 1969 yılına ait hava fotoğrafının tetkikinde taşınmazın kapalı gözüktüğü görülmüştür.
4. Hal böyle olunca dava konusu taşınmazın orman vasfı taşıyan yerlerden olduğu ve aksi düşünülse dahi davacı lehine TMK’nin 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17 inci maddelerine öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmediğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Yasa’nın Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
Taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 23.01.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.