Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/1152 E. 2006/3287 K. 29.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1152
KARAR NO : 2006/3287
KARAR TARİHİ : 29.03.2006

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafça icra takibine konulan çekteki imzanın müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını, keşide yerinin bulunmadığını ve karşılıksız olduğunu, dava dışı lehdar …. Hafriyat Ltd.Şti. tarafından muvaazalı şekilde ciro yoluyla davalıya temlik edildiğini, muhatap bankaya ibraz tarihinin yazılmadığını, lehdar aleyhine menfi tespit davası açıldığını belirterek çekten dolayı davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile lehdar arasındaki ticari ilişki nedeniyle dava konusu çekin ciro edildiğini, iyi niyetli hamil olduklarını, borca ve imzaya itiraz olmadığından takibin kesinleştiğini bildirerek davanın reddine, % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre dava konusu çekin davacı şirket tarafından dava dışı lehdar ….. Hafriyat Ltd.Şti. lehine düzenlendiği, lehdar ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı şirkete ciro edildiği, davacının lehdara karşı açtığı menfi tespit davasında çekin bedelsiz kaldığını beyan ettiği ve çekteki imzayı inkar etmediği, imza inkarına itibar edilemeyeceği, bedelsizlik iddiasının sadece lehdara karşı ileri sürülebileceği, yetkili hamil davalıya karşı ileri sürülemeyeceği ve davacının kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davacının % 40 tazminattan sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Menfi tespit davasında kural olarak ispat külfeti davalı alacaklıya aittir. Davalı, hamili bulunduğu çeke dayanmış ise de, keşideci çekin süresinde bankaya ibraz edilmediğini, keşide yerinin “Badın” olup neresi olduğunun mahkemece araştırılmadığını, çekteki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını iddia etmiştir.
Bu durumda mahkemece, öncelikle imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı HUMK.nun 309 ve devamı maddelerinde belirtilen yöntemle araştırılarak, imzanın şirket yetkilisine ait olduğunun anlaşılması halinde davacının diğer iddiaları üzerinde durulup uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Öte yandan alacağın tahsilinin ihtiyati tedbir kararıyla engellenmediği gözetilmeden, davacının tazminatla sorumlu tutulması da kabul şekli itibariyle doğru değildir.
SONUÇ . Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.