YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6434
KARAR NO : 2023/694
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2014 tarihli ve 2014/3053 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi gereği cinsel saldırı suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2014 tarihli ve 2014/996 Esas, 2014/521 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçuna teşebbüsten 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin bir ve ikinci fıkraları ve 35 inci maddesi gereğince yargılama yapılmak üzere görevsizlik kararı verilmiştir.
3. Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2015/20 Esas, 2015/107 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 102 inci maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.10.2018 tarihli ve 14-2015/196147 sayılı eylemlerin cinsel taciz ve teşebbüs aşamasında kalan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu yönündeki bozma görüşlü Tebliğname ile Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz isteği;
Katılanın beyanlarını doğrulayacak delil olmadığına, cinsel tacize uğramadığına,
İlişkindir.
2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği;
Eylemin sarkıntılık boyutunda kaldığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapması değerlendirilerek özetle; katılan hakkında düzenlenen, sağ humerus dış yan tarafında hiperemi ve ısı artışı ile sağ elde yüzeysel abrazyon mevcut olduğuna yönelik Salihli Devlet Hastanesinin 04.12.2014 tarihli raporu, … inceleme tutanağı, sanığın savunmasının hayatın olağan akışına uygun ve inandırıcı bulunmaması, katılanın aşamalarda ısrarlı ve birbiri ile çelişmeyen anlatımlarında eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğini söylemesi, sanığa iftira atması için herhangi bir neden bulunmaması, anlatımlarının … izleme tutanağı ile örtüşmesi hususları nazara alınarak sanığın savunmasına itibar edilmemiş, olay tarihinde yolda yalnız olarak yürümekte olan katılanın arkasından yaklaşan sanığın katılanın ensesine doğru eğilerek üflediği ve saçlarını kokladığı, durumdan rahatsız olan katılanın uzaklaşmaya çalıştığı ve yolun karşısına geçtiği, sanığın katılanın arkasından bir süre takip ettiği, harabe bir evin önünde bulundukları sırada katılanı kolundan yakalayıp kendisine doğru çekerek “Sen ne güzel şeysin, iyi si..lirsin”dediği ve harabe eve doğru çekmeye başladığı, katılanın direndiği, sanığın bir yandan katılanı harabe eve sokmaya çalışırken bir yandan da evin kapısını açmaya çalıştığı, ancak katılanın direnmesi nedeniyle başaramadığı, yaklaşık 5 dakika kadar bu çekişmenin sürdüğü, bu sırada katılanın adli raporda belirtilen ve olayla uyumlu şekilde yaralandığı, sonrasında oradan geçmekte olan bir kişinin yardımıyla katılanın kurtulduğu ve sanığın koşarak uzaklaştığı anlaşılmış, kabule göre her ne kadar sanık hakkında cinsel taciz suçlamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kamu davası açılmış ve mütalaa da bu yönde ise de, sanığın ısrarlı şekilde katılanın arkasından yürüdüğü, “Sen ne güzel şeysin, iyi si..lirsin” şeklindeki beyanı ile kastını ortaya koymuş bulunması, harabe bir eve katılanı ısrarlı şekilde sokmaya ve bir yandan evin kapısını açmaya çalışması, yardıma gelen biri sayesinde katılanın kurtularak sanığın eylemine son vermesi hususları bir arada değerlendirildiğinde sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen sarkıntılık suçu olarak değerlendirilemeyeceği, eylemine de isteğiyle değil yardıma gelen bir şahsın müdahalesi sonucu son verdiği, bu şekilde sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda eyleminin organ sokmak suretiyle cinsel saldırıya teşebbüs suçu olarak değerlendirilerek 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Katılan hakkında düzenlenen Salihli Devlet Hastanesinin 04.12.2014 tarihli raporu, … inceleme tutanağı, sanığın savunmasının hayatın olağan akışına uygun ve inandırıcı bulunmaması, katılanın aşamalarda çelişmeyen anlatımları, iddianame anlatımı ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, Mahkemece yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmış,
Ancak;
Katılanın olay günü yolda yürürken, kendisini takip eden sanığın harabe bir evin önüne geldiklerinde kolundan tutup kendisine çekerek “Sen ne güzel şeysin, iyi s….sin” dediği ve oradaki harabe eve doğru çekmeye başladığı, katılanın direncini kırmak için yumrukla vurduğu, saçından çektiği, olay yerinden geçen motosikletli bir kişinin gelmesi üzerine sanığın kaçarak uzaklaştığı olayda, nitelikli cinsel saldırı suçunun icrai hareketlerinin bulunmaması karşısında, gerçekleşen haliyle eylemin cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilip bu suçtan hüküm kurulması gerekirken eylemin vasıflandırılmasında hataya düşülmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2015/20 Esas, 2015/107 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, farklı gerekçeyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.