Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/14999 E. 2023/453 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14999
KARAR NO : 2023/453
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kozan Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/1689 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüsten Kozan Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.

2. Kozan Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/348 Esas, 2022/121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü madde uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 23.09.2022 tarihli ve 2022/1829 Esas, 2022/1482 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın ve katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.11.2022 tarihli ve 9-2022/136636 sayılı, özetle sanığın katılan mağdurenin kalçasına dokunmaktan ibaret eyleminin sarkıntılık düzeyinde kaldığının gözetilmemesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu şeklindeki bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz istemi, işi gereği o sokaktan geçtiğine, kaçmadığına, sokakta normal yürüdüğüne, sokaktan geçmesi ile olay saati arasında 2-3 saat olmasına, cezayı hak etmediğine ilişkindir.

2. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi, sanığın eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde sanığın katılanların yaşadığı konuta gece vakti ağzı maskeli şekilde girerek salonda uyumakta olan katılan mağdurenin pijamasının ve iç çamaşırının kalça kısmını kestiği, cinsel bölgelerine ve vücuduna dokunduğu, mağdurenin kalçasına dokunmaya başladığı, okşama şeklindeki dokunmaları sonrasında katılan mağdurenin uyanıp bağırması üzerine sanığın balkondan atlayarak kaçtığı, şeklinde kabul edilen olayda; sanığın kastının belirli bir yoğunluğa ulaştığı, eylemin devamlılık gösterdiği dolayısıyla sarkıntılık düzeyini aştığı bu sebeple sanığın çocuğun basit cinsel istismarı suçunu işlediği, sarkıntılık suçunda aranan, devamlılık göstermeyen ani ve kesintili olma unsuru olayda gerçekleşmediği, sanığın katılan mağdurenin çamaşırlarını kesip, kalçasını okşaması eylemin belli bir yoğunluğuna ulaştığını gösterdiği belirtilerek hukuki süreç başlığı altında (2) numaralı bentte yer alan şekilde cezalandırılmasına dair karar verilmiştir.

2. Sanık ve katılan mağdurenin daha önce birbirlerini tanımadıkları, dolayısıyla sanığa iftira atılmasını gerektirecek nitelikte bir husumetin bulunmadığı, katılan mağdurenin tüm aşamalarda istikrarlı beyanda bulunması, sanığın savunmalarının kendi içinde dahi çelişkili olması, teşhis tutanaklarında katılan mağdurenin sanığı teşhis etmesi nedenleriyle sanığın suçu işlemediğine ilişkin savunmalarına itibar edilmemiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamedeki Görüş Yönünden
Her ne kadar tebliğnamede sanığın eyleminin sarkıntılık düzeyinde kaldığı belirtilmiş ise de, sanığın eyleminin vasıflandırılmasına yönelik ilk derece mahkemesinin değerlendirme ve kabulünün hukuka uygun olduğu anlaşıldığından Tebliğnamedeki bu görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Olayın intikal şekli, katılan mağdure ile katılanların aşamalardaki beyanları, teşhis tutanağı, görüntü inceleme tutanağı, sanık savunmaları ve ilk derece mahkemesinin gerekçesi nazara alındığında; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 23.09.2022 tarihli ve 2022/1829 Esas, 2022/1482 Karar sayılı kararında sanık ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kozan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2023 tarihinde karar verildi.