Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/3022 E. 2008/4567 K. 30.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3022
KARAR NO : 2008/4567
KARAR TARİHİ : 30.04.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar … ve … vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
1-22.8.2003 tarihli ve 06422 sayılı noterden düzenlenen rehin sözleşmesinde, rehin bedeli 4.000.000.000.Tl olarak belirtilmiş olup, faiz ve vade konusunda herhangi bir hükme yer verilmemiştir. 22.8.2003 tarihli adi yazılı sözleşme ile noterden yapılan rehin sözleşmesine atıfta bulunularak 7 günlük vade ve aylık %15 faiz kararlaştırılmıştır. Her zaman düzenlenmesi mümkün adi yazılı belgenin üçüncü kişilere karşı tarihinin ne suretle kesinleştiği ve geçerli olduğu açıklanmadan, rehin … kapsamına faizin de dahil edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2- Davacının 1’nci sıradaki alacaklı …’ün alacağının muvazaalı olduğu konusundaki iddiası hakkında, hükmün gerekçesinde; alacağın muvazaalı olduğunun ispatlanamadığı belirtilmiş, ancak hüküm fıkrasında bu istek hakkında bir ifadeye yer verilmemiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388’nci maddesinin son cümlesine göre, “Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” Bu nedenle davanın kabulüne karar verildiği halde, davacının muvazaa iddiası hakkında hüküm fıkrasında bir hüküm tesis edilmemesi suretiyle kararın şüphe ve tereddütlere neden olacak şekilde oluşturulması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Davacı alacaklı, sıra cetvelinde birinci sırada yer alan alacaklı …’ün alacağının muvazaalı olduğunu ileri sürerek sıra cetveline itiraz etmiştir. Sıra cetveline itiraz davasında ispat yükü davalı alacaklıdadır. Davalı alacaklının takip konusu alacağının gerçek olduğunu usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir. Mahkemece davalıdan bu yöndeki delilleri sorulup toplanan tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek, varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçenin isabetsiz olması ve 2 numaralı bozma nedeninde açıklandığı üzere bu konuda hüküm fıkrasında bir karar tesis edilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
4-Davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin gerekçesi açıklanmadan hazineye gelir kaydedilmesi ve SSK’nın harçtan muaf olduğunun dikkate alınmaması, mahkemenin kabul şekline göre usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … vekili ile davalı … vekili ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.