YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9633
KARAR NO : 2023/2632
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kaldırma/Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği şikayeti ve icra takibe itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulü ile ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesine karar verilmiştir.
Kararın davalı kiralayan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuru kabul edilerek yeniden hüküm kurmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak şikayetin süreden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı kiracı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı/kiracı vekili dilekçesinde; İstanbul 5. İcra Dairesinin 2021/47 Esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin müvekkilinin işyerine bitişik olan alacaklıya ait işyerinde çalışan … isimli şahsa usulsüz tebliğ edilmesinden ötürü takipten haberdar olmadığını, 08.02.2021 tarihinde müvekkilinin tahliye işlemi sırasında takipten haberdar olduğunu, kira sözleşmesi ile aynı tarihte müvekkiline tahliye taahhütnamesi imzalatıldığını, kiraya veren tarafından tarihlerin doldurulduğunu, kira sözleşmesinde yer alan 10.000 TL’nin tahsili amacıyla senet imzalayarak kiralayana verdiğini senet bedellerinin tahsil edilmesine rağmen aleyhine takip başlatıldığını, bu konuda İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/1226 Esas sayılı dosyasında itirazda bulunduğunu, kiralayan tarafından kira sözleşmesinin feshine dair yazılı bildirimde bulunulmadığını, işyerinin fiili olarak tahliye edildiğini beyan ederek usulsüz tebliğ nedeniyle ödeme emri tebliğ tarihinin fiili tahliye tarihi olan 08.02.2021 olarak düzeltilmesini, tahliye taahhüdünün hukuka aykırı olması sebebiyle takibin durdurulmasını, icra dairesince muhafaza altına alınan eşyaların aynen iadesi ile işyerine ait anahtarın müvekkiline teslimine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve uğradığı zarar nedeniyle kira bedelinin %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminat ve %10 para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı/kiralayan vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 01.01.2020 tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi imzalandığını, 15.01.2020 tarihinde de tahliye taahhütnamesi imzalandığını, kira sözlemesinin süresinin sona ermesi üzerine takip başlattığını, yedi günlük sürede itiraz edilmediğini, tahliye taahhütnamesinin baskı altında imzalatıldığı iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu beyan ederek talebin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ödeme emri tebliğ evrakının tüzel kişi şirketin çalışanı olmayan Davuk Osok isimli şahsa tebliğ edilmesinden ötürü tebliğ işleminin usulsüz olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulü ile İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2021/47 Esas sayılı dosyasından borçluya 15.01.2021 tarihinde yapılan tahliye emri tebliğ işleminin iptaline, tahliye emri tebliğ tarihinin 08.02.2021 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kiralayan vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı kiralayan vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasında 01.01.2020 tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi imzalandığını, 15.01.2020 tarihinde de tahliye taahhütnamesi imzalandığını, kira sözlemesi süresinin sona ermesi üzerine takip başlatıldığını, yedi günlük sürede itiraz edilmediğini, tahliye taahhütnamesinin usulüne uygun düzenlendiğini, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edildiğini, 02.02.2021 tarihinde borçlunun tahliye talebinden haberdar olduğunu, kötüniyetle dava açıldığını beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK’nın 16. maddesi uyarınca usulsüz tebliğ şikayetinin ıttıla tarihinden itibaren yedi gün içerisinde ileri sürülmesi gerektiği, 05.02.2021 tarihli haciz tutanağında; çalışan isim ve imzadan imtina eden kişinin bulunduğu, 08.02.2021 tarihine kadar tahliye için süre verildiği, borçlu şirket yetkilisinin hazır bulunduğu ancak tutanağı imzalamaktan imtina ettiği anlaşıldığı, davacı tarafın işbu tutanağın aksini ispatlayamadığından usulsüz tebliğden 05.02.2021 tarihinde haberdar olduğunun kabulü gerekeceği, 11.02.2021 olan şikayet tarihi itibariyle yasal yedi günlük sürenin geçtiği, mahkemece şikayetin süreden reddi gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf talebinin HMK 353/1/b/3 maddesi gereğince kabulü ile İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 28/05/2021 gün, 2021/284 E. 2021/703 K. sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına, davanın süreden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kiracı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı kiracı vekili temyiz dilekçesinde; ödeme emri 15.01.2021 tarihinde şirket çalışanı … adına tebliğ edilmişse de …’un şirket çalışanı olmadığını, alacaklının çalışanı olduğunu, müvekkili zararına takibin hukuka aykırı olarak kesinleştirildiğini, tahliyeye konu yerin yirmi dokuz yıldır müvekkili tarafından işletildiğini, 08.02.2021 tarihinde tahliyeden haberdar olduğunu, mahkeme kararının hatalı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tahliye talepli takipte ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği şikayeti ile tahliye taahhütnamesinin hukuka aykırı düzenlendiği itirazına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 16. maddesi, İİK’nın 272. maddesi
3. Değerlendirme
İİK’nın 16. maddesi; “Kanunun hallini mahkemeye bıraktığı hususlar müstesna olmak üzere İcra ve İflas dairelerinin yaptığı muameleler hakkında kanuna muhalif olmasından veya hadiseye uygun bulunmamasından dolayı icra mahkemesine şikayet olunabilir. Şikayet bu muamelelerin öğrenildiği tarihten yedi gün içinde yapılır.” hükmünü amirdir.
Somut olayda, davacı kiracı vekili tarafından ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiği ileri sürülmüş ise de; 05.02.2021 tarihli haciz tutanağında kiracı şirket temsilcisinin haciz mahallinde hazır olduğu anlaşılmakta olup, kiracı tarafından bu tutanağın aksi ispatlanamadığından davacı kiracının usulsüz tebliğden 05.02.2021 tarihi itibariyle haberdar olduğu, 15.02.2021 tarihinde icra mahkemesine yapılan başvuru, İİK’nın 16/1. maddesinde öngörülen yasal yedi günlük süreden sonra olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesince, şikayetin süreden reddine dair verilen kararın isabetli olduğu ancak gerekçeli kararda şikayet tarihi olarak 15.02.2021 tarihi yazılması gerekirken 11.02.2021 tarihinin yazılı olması esasa etkili olamayan maddi hata olduğunun anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.