YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6514
KARAR NO : 2023/2378
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
KARAR : Mahkûmiyet
Denizli 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2021 tarihli ve 2021/499 Esas, 2021/497 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 62 nci maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 08.11.2021’de kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.06.2022 tarihli ve 2022/3155 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2022 tarihli ve KYB-2022/86900 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2022 tarihli ve KYB-2022/86900 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“ Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08/03/2016 tarihli ve 2015/21-1121 esas, 2016/111 karar sayılı ilamında “…sanığın katılan Aydem Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin özelleştirilmesinden sonra evinde kullandığı elektrik bedelini ödememesi nedeniyle şirket görevlileri tarafından sayaca konulan mühre rağmen kaçak elektrik kullandığı olayda; mühür bozma suçunun oluşabilmesi için mühürleme yetkisinin kanunla verilmesi zorunlu olup mühürlemeyi yapan şirkete kanunla böyle bir yetki verilmediğinden mühür bozma suçunun unsurlarının oluşmadığı kabul edilmelidir…” ve Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 12/09/2019 tarihli ve 2019/4309 esas, 2019/6175 karar sayılı ilâmında “…incelenen dosya içeriğine göre; 31.01.2011 tarihli mühür bozma tutanağına konu 29.01.2011 tarihli mühürleme işlemini gerçekleştiren, katılan Osmangazi Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nin mühürleme tarihinden önce 31.05.2010 tarihinde özelleştirilmesi nedeniyle, lisans sahibi özel şirket görevlileri tarafından yapılan bu mühürleme işlemine aykırı davranışta, 5237 sayılı TCK’nin 203. maddesinde düzenlenen “mühür bozma” suçunun unsurlarının oluşmayacağı anlaşılmakla…” şeklinde açıklamalara yer verildiği, somut olayda Aydem Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin mühürleme tarihi olan 15/01/2015 tarihinden önce 15/08/2008 tarihinde özelleştirilmiş olması sebebiyle sanığa yüklenen “mühür bozma” suçunun unsurları oluşmadığı, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesine isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. İncelenen dosya içeriğine göre; 11.02.2015 tarihli mühür bozma tutanağına konu 15.01.2015 tarihli mühürleme işlemini gerçekleştiren katılan AYDEM Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nin mühürleme tarihinden önce 15.08.2008 tarihinde özelleştirilmesi nedeniyle, lisans sahibi özel şirket görevlileri tarafından yapılan bu mühürleme işlemine aykırı davranışta, 5237 sayılı Kanun’un 203 üncü maddesinde düzenlenen mühür bozma suçunun unsurlarının oluşmayacağı anlaşılmıştır.
3. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Denizli 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2021 tarihli ve 2021/499 Esas, 2021/497 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden ve yüklenen suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşıldığından; sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca BERAATİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.