Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/7946 E. 2022/13622 K. 02.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7946
KARAR NO : 2022/13622
KARAR TARİHİ : 02.11.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda, İtiraz Hakem Heyetince verilen 09/10/2020 tarih ve 2020/İHK-14428 sayılı kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 07/02/2018 tarihinde … plakalı araç ile … plakalı aracın karıştıkları trafik kazası sonucunda yolcu olan davacının yaralandığını, kazanın oluşmasında kusurunun bulunmadığını, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığının 04/07/2019 tarihli raporu ile %30 oranında kalıcı işgöremezliğinin tespit edildiğini, sigorta şirketine 17/07/2019 ve 10/09/2019 tarihinde yapılan başvurulardan sonuç alınamadığını belirterek 5.000,00 TL tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 05/10/2020 tarihli ıslah dilekçesinde toplam 143.442,81 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmalık Hakem Heyeti tarafından; davacının arazı ile ilgili kesin ve sürekli işgöremezlik oranı tayininin mümkün olmadığı, şahsın tedavi sürecinin devam ettiği, düzenlenen sağlık kurulu raporunda da kesin ve sürekli işgöremezliğin süresiz olduğuna ilişkin kayıt konulmadığı gerekçeleriyle, rapor hükme elverişli bulunmadığından, davanın usulden reddine karar verilmiş; karara davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacı vekilinin itirazının kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kabulü ile 139.835,79 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.607,02 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 143.442,81 TL tazminatın 31.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak alınan Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan 04.07.2019 tarihli raporda davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti tedaviyle işlevselliği kısmen düzelmiş travma sonrası stres bozukluğu, ilgili mevzuatın “zihinsel ruhsal davranışsal bozukluklar /nevrotik, stresle ilgili ve somatoform bozukluklar tanımlaması kpsamında tüm vücut fonksiyon kaybı oranı %30 olduğu belirlenmiştir. Anılan bu raporun, kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi usule uygun ise de belirlenen maluliyet oranı psikiyatrik rahatsızlık teşkil ettiği halde, rahatsızlığın sürekli olup olmadığı, kaza ile illiyeti hususlarında yeterli açıklama içermemekte bu yönüyle anılan rapor hükme esas almaya elverişli değildir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kazayla ilgili psikiyatrik şikayetleri ile uygulanan tedaviye yönelik tüm belgelerin (psikiyatri poliklinik kayıtları, reçeteler, ilaç raporları) davacı taraftan sorulup, ilgili yerlerden temin edilmesinden sonra, davacının muayenesi yapılarak travma sonrası stres bozukluğu rahatsızlığının devam edip etmediği, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı, sürekli olup olmadığının ve davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceğinin tespiti için Adli Tıp Kurumu veya en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalından içerisinde psikiyatri alanında uzman doktorun da bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ölçülerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle sürekli çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak ( usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davacı lehine 17.577,07 TL. vekalet ücretine hükmedilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/17. md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasına “tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir” hükmü eklenmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2. maddesinde ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir” düzenlemesi yapılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 02/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.