Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/8160 E. 2007/1940 K. 01.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8160
KARAR NO : 2007/1940
KARAR TARİHİ : 01.03.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin gayrimenkul alım-satım, kiralama ve yatırım danışmanlığı konusunda hizmet verdiğini ve taraflar arasında davalının maliki olduğu bir taşınmazın satımı hususunda Aracılık Sözleşmesi imzalandığını, ancak davalının sözleşme yürürlükte iken müvekkilini devre dışı bırakarak taşınmazı sattığını, bu nedenle müvekkilinin sözleşme uyarınca komisyon ve cezai şart alacağı doğduğunu, bu alacağın tahsili için girişilen takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ile % 40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşme süresinin (6) ay olmasına rağmen taraflara gerektiğinde ilk (3) ay’dan itibaren fesih hakkı tanındığını, taşınmazın (3) ay içinde satılmaması üzerine müvekkilinin noter ihtarı ile bu sözleşmeyi fesih edip bir başka komisyoncuyla anlaşarak taşınmazını sattığını, sözleşmenin sürdüğü sırada davacının taşınmazın satımı için hiçbir çaba göstermediğini, buna rağmen müvekkili hakkında haksız takibe geçtiğini öne sürerek davanın reddi ile % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda taraflar arasında 17.04.2004 tarihinde sözleşme imzalandığı, davalının sözleşmeyi fesih ettiğini savunduğu, 02.07.2004 tarihli ihtarnamede, muhatabın dava dışı bir şirket olup, bu şirketin davacı ile bir ilgisinin bulunmadığı, bu nedenle aktin feshedilmediğinin anlaşıldığı, söz konusu taşınmazın 29.09.2004 tarihinde sözleşmenin yürürlükte olduğu süre içinde satıldığı B.K.-161/son maddesi uyarınca komisyon ve cezai şarttan tenkis yapılması gerektiği nedeni ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyzine gelince; taraflar arasında akdedilen 17.04.2004 tarihli sözleşmenin V/2. maddesi “Satıcının bu sözleşme süresi içinde taşınmazı bizzat kendisinin, bir başka kişi veya kuruluşun bulduğu bir alıcıya satması Bölge ortağı aracılığı ile yapılmış addedilir ve satıcı bölge ortağına bu sözleşmede belirlenen fiyatın % 2’si oranında aracılık ücreti ve % 2’si oranında da cezai şart öder” hükmünü ifade etmektedir. Taraflar arasındaki
sözleşmenin davalı yanca usulüne uygun olarak fesih edilmediği mahkemenin de kabulündedir. Ayrıca satım işleminin sözleşme süresi içinde gerçekleştiği de sabittir. Kural olarak TTK.nun 24. maddesi uyarınca B.K.-161. madde hükmü tacir olan borçlular yönünden uygulanamaz. Ne varki kararlaştırılan cezai şart borçlunun ekonomik yönden mahvına sebep olabilecek seviyede ise hakimin ancak bu halde sözleşmeye müdahale edebileceği Yargıtay İçtihatları ile benimsenmiştir. Hal böyle olunca mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan yazılı gerekçe ile hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.03.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.