YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6175
KARAR NO : 2022/13464
KARAR TARİHİ : 31.10.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce başvurunun usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 25/04/2019 tarih 2019/İHK-3365 sayılı itirazın kabulü ile başvurunun kabulüne dair kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet ile plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın karıştığı 16/01/2010 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 39.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 1.500,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 250,00 TL bakıcı gideri tazminatı ve 250,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 41.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini toplam 106.487,54 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davalı … Hesabının sigorta tahkim sistemine üyelik tarihinin 16/01/2013 olduğu, kaza tarihi olan 16/01/2010 tarihinde davalı … Hesabının tahkim komisyonuna üyeliği olmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. Anılan karara karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulüne, kararın kaldırılmasına, başvurunun kabulü ile 101.604,71 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.306,26 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 576,57 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ve 2.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 106.487,54 TL tazminatın 08/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zaman aşımına uğrar.” hükmüne, yine aynı Kanunun 109/2 maddesinde ise, “Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.” hükmüne yer verilmiştir. (HGK’nın 10/10/2001 gün 2001/19-652-705 ve HGK’nın 16/04/2008 gün, 2008/4-326-325 sayılı kararları)
Somut olayda, trafik kazası 16/01/2010 tarihinde meydana gelmiş, davacı vekili tarafından iş bu tahkim başvurusu 02/11/2018 tarihinde yapılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesiyle süresi içinde zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Davaya konu trafik kazası sonucunda davacı yaralanmış olup, bu eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’da öngörülen ceza zaman aşımı süresi 8 yıldır. Bu hale göre tahkime başvuru tarihi olan 02/11/2018 tarihinde 2918 sayılı Kanunun 109/2. maddesinde belirtilen ceza zaman aşımı süresi dolmuştur.
Bazı hallerde, zararın öğrenilmesi, onun kapsamının değil, varlığının öğrenilmesi anlamındadır, zararın varlığı, niteliği ve esaslı unsurları hakkında bir dava açmaya, o davayı ciddi ve objektif bir şekilde desteklemeye, gerekçelerini göstermeye elverişli yeterli hal ve şartların öğrenilmesi, zararın öğrenilmiş sayılması için yeterlidir. Buna karşılık ortaya çıkan zarar, kendi özel yapısı içerisinde, sonradan değişme eğilimi gösteriyor, kısaca, zararı doğuran eylem veya işlemin doğurduğu sonuçlarda (zararın nitelik veya kapsamında) bir değişiklik ortaya çıkıyor ise, artık “gelişen durum” ve dolayısıyla, gelişen bu durumun zararın nitelik ve kapsamı üzerinde ortaya çıkardığı değişiklikler (zarardaki değişme) söz konusu olacaktır. Böyle hallerde, zararın kapsamını belirleyecek husus, gelişmekte olan bu durumdur ve bu gelişme sona ermedikçe zarar henüz tamamen gerçekleşmiş olamayacağı için zaman aşımı süresi bu gelişen durumun durduğunun veya ortadan kalktığının öğrenilmesiyle birlikte işlemeye başlayacaktır. (HGK, 15/11/2000 gün ve: 2000/21-1609 K: 2000/1699, 4.HD 13/05/1980 gün ve 1980/3493-6206 sayılı; 26/01/1987 gün, 1986/7532 esas, 1987/485 karar sayılı kararı)
Davacının maluliyetine ilişkin Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü Tıp Bilimleri Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 14/09/2018 tarihli raporda davacının sürekli işgöremezlik oranının % 10,3 olduğu, iyileşme süresinin ise kaza tarihinden itibaren 4 ay olduğu belirtilmiş, raporda davacının rapor tarihine kadar süregelen tedavi gördüğüne ve bedensel zararın rapor tarihine kadar gelişim gösterdiğine dair bir bilgiye rastlanılmamıştır.
Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince davacının maluliyetinin tespit edildiği rapor tarihine kadar gelişen bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin süresindeki zamanaşımı def’i dikkate alınarak 2918 sayılı Kanunun 109/2. maddesinde belirtilen ceza zamanaşımı dolduğundan başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 31.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.