Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/6119 E. 2007/221 K. 22.01.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6119
KARAR NO : 2007/221
KARAR TARİHİ : 22.01.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … ile davalı vek.Av. …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında davalı şirketin yurt dışından ithal ettiği “…” markalı ürünlerin Türkiye çapında pazarlanması ve dağıtımını sağlamak üzere “yetkili satıcılık” sözleşmesi imzalandığını, 2.11.2001 tarihi itibariyle başlayan ve 1 yıl süreli olan sözleşmedeki edimlerini kısa bir sürede yerine getirerek 69 bölgede altbayilik oluşturup, ilk üç ayda 500 adet olarak planlanan satışların 4000-5000 adede ulaştığını, ancak davalının sözleşmeyi ihlal ederek piyasaya doğrudan ve dolaylı satış yaptığını, durumun düzeltilmesinin davalıya ihtar ile bildirilmesine rağmen davalının ihtara uymadığını bunun üzerine akdin haklı nedenle kendilerince fesih olunduğunu, sözleşmenin kalan süresi yönünden uğradıkları kar mahrumiyeti ve ticari itibar kaybı nedeniyle fazlaya dair hakları saklı kalarak 10.000 USD maddi, 30.000 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacı şirket ile imzalanan sözleşmede davacıya ” münhasır yetki” tanınmadığını bu nedenle piyasaya mal satmalarında sözleşme ihlali bulunmadığını, ayrıca akde aykırı davranan tarafın davacı olması nedeniyle tazminat veya kar kaybı talep edemeyeceğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre davacı şirketin “ana bayii” olarak yetkili satıcı olduğu ve davalının akde aykırı davrandığı gerekçesiyle benimsenen bilirikişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle, taraflar arasındaki sözleşmede davacının “ANA BAYİİ”olarak tanımlandığının ve davalının akde aykırı olarak piyasaya satış yaptığının anlaşılmasına, akdin davacı yanca sözleşmedeki yetkiye dayalı olarak tek yanlı feshinden sonra 14.11.2002 ile 28.8.2003 tarihleri arasında yapılan 12 adet sayaç alımının yanlar arasındaki sözleşmenin devamı sırasındaki alım satım miktarı gözetildiğinde münferit alım olarak kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 500.00.YTL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 22.1.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.