Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/3908 E. 2008/5709 K. 26.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3908
KARAR NO : 2008/5709
KARAR TARİHİ : 26.05.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkilinin eski eşi olduğunu ve müvekkili aleyhine bonoya dayalı takip başlattığını, takibe konu bononun tarafların evliliği sırasında, müvekkilinin alkol bağımlılığı nedeniyle psikolojik sorunlar yaşamasından yararlanılarak boşanmayı kabul etmek karşılığında müvekkilinden alındığını, ahlaka ve yasaya aykırı bir amaçla düzenlenmiş olan senedin iptali gerektiğini, ayrıca alkol bağımlısı olması nedeniyle müvekkilinin fiil ehliyetinin bulunmadığını belirterek bu senetten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve senedin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu senedin davacının evlilik devam ederken müvekkilinden aldığı para nedeniyle verildiğini, senedin tanzim tarihinden daha önce müvekkiline teslim edildiğini, davacının fiil ehliyetinin tam olduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre, davacının 25.08.2002 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu, davalı savunmasının hayatın olağan akışına uygun düştüğü, bir an için senedin anlaşmalı boşanmayı sağlamak için verildiği kabul edilse bile bu hususun tarafların boşanmanın mali konularında uzlaşmalarının gereği olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu senedin tanzim tarihi, 02.03.1997, vade tarihi 25.08.2002’ dir. Yargılama sırasında senedin vade tarihi itibariyle davacının medeni hakları kullanma ehliyeti bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınmıştır. Borç doğurucu işlem senedin düzenlenmesiyle gerçekleşeceğinden, senedin tanzim tarihi itibariyle davacının medeni hakları kullanma ehliyeti bulunup bulunmadığı araştırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.