YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5566
KARAR NO : 2022/8849
KARAR TARİHİ : 07.11.2022
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Uygulama Kadastrosuna İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı … ve müşterekleri vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Mahkemece verilen karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup; bozma ilamında, harita mühendisi sıfatına sahip önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle inceleme ve araştırma yapılması, bir kısım taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi davaları sonucunda verilen kararlar taşınmazlar arasında belirlenen sınırların taraflar arasında kesin hüküm niteliğinde bulunup bulunmadığı, kesin hüküm kabul edildiği takdirde mahkemece resen gözetilmesi gerektiğinin düşünülmesi, uygulama kadastrosuna itiraz davalarında mülkiyet ihtilafının çözümlenemeyeceğinin gözetilmesi, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü, kısmen reddine, … ili … ilçesi …mahallesi 121 ada 1 parsel, 121 ada 2 parsel, 121 ada 3 parsel, 121 ada 4 parsel, 121 ada 5 parsel, 121 ada 6 parsel, 121 ada 7 parsel, 121 ada 8 parsel, 121 ada 9 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastrosu tespitlerinin iptali ile bu taşınmazların sınırlarının 12/11/2019 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (Ek-4 ve Ek-5) gösterildiği şekilde belirlenmesine, Buna göre; 121 Ada 1 Parsel sayılı taşınmazın 17.642,35 m², 121 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 9.000,00 m², 121 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 2.885,52 m², 121 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 1.592,96 m², 121 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 6.838,00 m², 121 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 6.236,43 m², 121 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 8.543,06 m², 121 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 9.050,37 m², 121 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 9.823,26 m² olarak tapuya tesciline, … ili … ilçesi …mahallesi 120 ada 9 parsel sayılı taşınmazın, uygulama kadastrosu tutanağındaki tespit gibi tapuya tesciline, karar verilmiş olup; hükme karşı davalı … ve müşterekleri vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Tüm dosya incelendiğinde; 1959 yılında yapılan tesis kadastrosu sonrası, davaya konu parsellerin kök parsel 778 nolu parselin ifrazından 1963 yılında toprak tevzi işlemi sonucu oluştuğu; 1959 yılındaki tesis kadastrosunun da paftasına hatalı aktarıldığı; Mahkemece de yanılgılı değerlendirme ile uygulama kadastrosu tespitlerinin tespit tarihi itibariyle var olan fiili duruma göre yapılamayacağı, fiili duruma göre yapılacak uygulama kadastrosu tespitinin hatalı oluşturulmuş eski paftanın doğru hale getirilmesi anlamına geleceği, eski paftadaki hataların uygulama kadastrosu tespitleri ile giderilmesi gerektiği, nitekim uygulama kadastrosu çalışmalarında mülkiyet geçişine neden olunacak şekilde tespitler yapılamayacağı kanaati ile; 121 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastrosu tespitlerinin iptali ile bu taşınmazların sınırlarının, çevresindeki dere yatağı ve yolların tesis (ifraz) kadastrosu zamanındaki fiili durumuna uygun olacağı ve 1963 yılı dağıtımından sonra ihtilafsız kullanılan haline göre, 12.11.2019 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide gösterilen şekilde belirlenmesine dair hüküm kurulduğu görülmüştür.
Oysa ki Mahkemece yapılması gereken; 1959 tarihli tesis kadastrosu paftaya hatalı aktarıldığına göre, hava fotoğrafları incelenmek sureti ile tesis esnasında zemindeki sabit sınırlar belirlenip, sabit sınırlara göre de tevzide dağıtıma tabi tutulan miktarlar değerlendirikten sonra, gerçek durum ile tevzi arasında dengeleme yapılmak ve dağıtım miktarları da gözetilerek karar verilmesi gerekirken; toprak tevzide dağıtılan miktarlar hiç dikkate alınmadan yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Hal böyle olunca; Mahkemece üç kişilik harita mühendisi bilirkişilerden oluşan heyetle yeniden keşif icra edilerek, bilirkişlerden az yukarda açıklanan hususların değerlendirildiği rapor alındıktan sonra toplanmış ve toplanacak deliller birlikte değerlendirip sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … ve müşterekleri vekili ile davalı Hazine vekili’nin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde davalılara iadesine 07.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.