YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13879
KARAR NO : 2023/994
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ihalenin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile … İcra Dairesinin 2016/111624 E. Sayılı dosyasında yapılan 18.01.2022 tarihli ihalenin feshine karar verilmiştir.
Kararın pey süren davalı … tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı pey süren davalı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı alacaklı banka vekili dava dilekçesinde; müvekkilin ipotek alacaklısı olarak yapmış olduğu … İcra Müdürlüğünün 2016/111624 Esas sayılı dosya kapsamında taşınmazın ihale yoluyla …’a satıldığını, ihalenin usulsüz olduğunu, taşınmazın muhammen bedelin yarısı bir bedelle ihaleye fesat karıştırılarak elde edilmeye çalışıldığını, ihaleye teklif sunanların aynı taşınmazın 1/2’şer hissedarı olduğunu belirterek davanın kabulü ile ihalenin feshini talep etmiştir.
II. CEVAP
II-1-Davalı borçlu şirket vekili cevap dilekçesinde; iflas takibine ve tasfiyesine konu edilmeyen ipotekli taşınmazın ipotek alacaklısı tarafından müflise dava yöneltmesinde hukuki yarar olmadığını, ancak icra ihalesinin feshi nedeniyle açılan dava, müvekkil şirketin yararına olduğunu, çünkü ihale bedeli ne kadar yüksek olursa müflisin borcundan düşeceğinden hukuki menfaati bulunmadığını, müvekkil şirket ihalenin feshi davası açılmasına sebebiyet vermediğini, davada taraf teşkilinin sağlanması amacıyla davada davalı olduğunu, zira müflis şirketin tasfiyesi … İflas Müdürlüğünde olduğundan mahkememiz kararında yargılama giderleri yönünden aleyhine verilecek karar iflas masasına zarara uğratacağını, bu nedenle müvekkil müflise vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
II-2-Davalı pey süren vekili, ihalenin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, davacının icra dosyasında yapılan her işleme soyut gerekçelerle itiraz ederek şikayet yolu ile ihalenin feshini istediğini, müvekkil ve diğer hissedar arasında herhangi bir bağ olmadığını, ipotekli taşınmazın satılarak paraya çevrilmesi icradan takibe geçildiği andan itibaren araların bozulduğunu, daha sonralarda bu taşınmaz yüzünden aralarının açıldığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi bir durumun söz konusu olmadığını, ihalenin feshi davalarında hukuki yarar, dava şartı olup ihalenin feshini isteyen kişinin somut bir fesih nedenine dayanması ve bu somut neden yüzünden menfaatinin ihlal edilmiş olduğunun kanıtlaması gerektiğini, bahsedilen bütün bu hususların dosyada açık olması karşısında, davacının açmış olduğu davasındaki amacının konuyu sürüncemede bırakmak, alacaklının alacağına kavuşmasını, ihale alıcısının almış olduğu taşınmazın kendi mülkiyetine geçişini engellemek olduğunu, bu haliyle de kötü niyetli olduğunun açık olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda taşınmazın muhammen bedelinin 1.222.854,80 TL olarak tespit edildiğini, elektronik ortamda taşınmazın hissedarları … ve … tarafından tekliflerin verildiğini, en yüksek teklifin 2.900,000 TL olarak … tarafından verildiğini, ondan bir önceki teklifin ise … tarafından 682.000,00 TL olarak verildiğini, …’ın bu bedeli yatırmamasından dolayı taşınmazın sonraki en yüksek teklifi veren …’a ihale edildiğini, taşınmazın değeri ve önceki teklifler dikkate alındığında 3. kişilerin ve bankanın pey sürmesinin engellendiğini, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve ihaleye fesat karıştırma olarak kabul edilmesi gerektiğini, davacının dava açmasında hukuki yararının da bu kapsamda bulunduğu belirterek davanın kabulü ihalenin feshine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı pey süren … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı pey süren vekili, ihalenin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, davacının icra dosyasında yapılan her işleme soyut gerekçelerle itiraz ederek şikayet yolu ile ihalenin feshini istediğini, müvekkil ve diğer hissedar arasında herhangi bir bağ olmadığını, ipotekli taşınmazın satılarak paraya çevrilmesi icradan takibe geçildiği andan itibaren araların bozulduğunu, daha sonralarda bu taşınmaz yüzünden aralarının açıldığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi bir durumun söz konusu olmadığını, ihalenin feshi davalarında hukuki yarar, dava şartı olup ihalenin feshini isteyen kişinin somut bir fesih nedenine dayanması ve bu somut neden yüzünden menfaatinin ihlal edilmiş olduğunun kanıtlaması gerektiğini, bahsedilen bütün bu hususların dosyada açık olması karşısında, davacının açmış olduğu davasındaki amacının konuyu sürüncemede bırakmak, alacaklının alacağına kavuşmasını, ihale alıcısının almış olduğu taşınmazın kendi mülkiyetine geçişini engellemek olduğunu, bu haliyle de kötü niyetli olduğunun açık olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinafa konu kararın ihalenin feshine dair olup, ihale konusu taşınmazın muhammen değerinin 1.502.846 TL iken … 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/2 Esas 2020/199 Karar sayılı kararı ile taşınmazın değerinin 1.222.854,80 TL olarak tespit edildiğini, şikayete konu ihaleden alıcının son teklifin 682.000,00 TL olmasına rağmen bir anda teklifi 2.900.000 TL’ye çıkarmak suretiyle alacaklı ve diğer katılımcıların teklif verme şansını ortadan kaldırdığını, taşınmazın değeri ve önceki teklifler nazara alındığında bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve fesat olarak kabulü gerektiği ve bu durumun fesih nedeni olduğu teklif düşürdüğünü, bu nedenle borçlu için zarar unsurundan bahsedilemeyeceği davacının hukuki yararının yerinde olduğunu, bu hale göre istinafa konu kararın doğru fesat olmadığı ve ihalenin usulüne uygun olduğu yönündeki istinaf nedenleriyle hukuki yararın olmadığına ilişkin sebebinde yerinde olmadığından bahisle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde pey süren davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı pey süren vekili, istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü hususlarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 134. maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı pey süren …’ın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.