YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11337
KARAR NO : 2008/6513
KARAR TARİHİ : 12.06.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı … İnşaat Ltd.Şti.nin ortağı ve yetkili temsilcisi olduğunu ve … mirasçılarını temsilen dava dışı …. Gözlüklü’den bir işyerini kiralayıp, ayrıca 25.05.1999 tarihli bir satım sözleşmesi imzaladığını ve sözleşmenin eki olan (19) sayfalık malın, … Ltd.Şti. adına müvekkili tarafından satın alındığını, müvekkilinin satın aldığı mallara ilişkin borcunu bir müddet ifa ettikten sonra … mirasçılarından gelen teklif üzerine tarafların bir araya gelip, 15.08.2001 tarihli Ek Protokol imzalandığını, protokolü mirasçılar adına davalının imzaladığını, sözleşme uyarınca müvekkilinin toplam tutarı 33.500.000.000.-TL. olan (7) adet senedin davalıya verildiğini, senetlerden 15.05.2001 vade tarihli 5.000.000.000.-TL. bedelli olanının takip alacaklısına ödendiği, geri kalan (6) adet senedin davalı tarafından takibe konulduğunu, davalı tarafın Ek Protokol’de belirtilen bonolarla takibe konu bonoların farklı olduğunu, Ek Protokol’deki bonoların müvekkiline iade edildiğini, takibe konu bonoların ise borç para karşılığı nedeniyle düzenlendiğini savunduklarını, oysa ki takip dayanağı bonoların “malen” kayıtlı olarak düzenlendiğini, bu hususun müvekkilinin iddiasını doğruladığını, takibe konu bonolarla 15.08.2001 tarihli Ek Protokolde belirtilen bonoların aynı olduğunu belirterek müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ile % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu bonoların borçlusunun davacı, alacaklısının da davalı müvekkili olduğunu, davacının senetlerin kendisi tarafından imzalandığını ikrar ettiğini, davacının İcra Mahkemesi’nde açtığı dava sonunda borçlu olduğunun tespit edildiğini, davacının sebebi ne olursa olsun borcu üstlendiğini öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davalının takibe konu bonolarla 15.08.2001 tarihli protokolde belirtilen bonoların farklı olduğunu iddia etmesine rağmen, protokolde belirtilen bonoları ayrıca ibraz edemediği ve böylece savunmasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın kabulüne davacı yararına % 40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 12.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.