Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/7543 E. 2009/10131 K. 04.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7543
KARAR NO : 2009/10131
KARAR TARİHİ : 04.11.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleştirilen alacak-itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-birleşen dava davalısı … ile davalı-birleşen davanın davacısı banka vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan 1999 yılı Mayıs ayında zirai kredi kullanarak her birinin bedeli 630.000.000.TL olmak üzere toplam 1.890.000.000.TL’nı 3 adet inek bedeli olarak kredi aldığını, bu kredi borcunun her yıl bir taksit ödenmek koşuluyla 4 eşit taksitte ödenmesinin kararlaştırıldığını, ancak alınan ineklerden bir tanesinin öldüğünü ve bedelinin davalı banka tarafından sigortadan tahsil edildiğini, müvekkilinin taksitlerini zamanında ve eksiksiz ödediğini, müvekkilinin 2001 yılına ait taksitini ödemeye gittiğinde kredi dosyasında 3 adet ineğe ait borcunun gözüktüğünü öğrendiğini, yapılan girişimlerin sonuçsuz kaldığını, müvekkilinin muaccel hiçbir borcu bulunmadığını, hatta davalı tarafça kredi hesabını aşan oranda fazla para tahsil edildiğini iddia ederek fazla tahsilatın tespiti ile fazlaya dair ödemelerin her birinin ödendiği tarihten itibaren işlemiş ve işleyecek sözleşme faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesi uyarınca davacının 1.911.000.000.TL kredi kullandığını, söz konusu kredinin 3 adet inek bedeli olarak davacıya ödendiğini, ölen inek için sigortanın ödediği bedelin davacının borcundan düşüldüğünü, davacının 31.07.2001 tarihine kadar ödemesi gereken taksitini süresinde ödemediğini ve alacağın muaccel hale geldiğini, davacı iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleştirilen davada davacı banka vekili kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının tahsili için girişilen icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili cevabında, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalılardan … ve …, kredi borçlusu …’ın borcunu zamanında bankaya ödediğini, davacının alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen 26.11.2006 tarihli ek bilirkişi raporuna göre davacının davalı bankaya borcunun bulunmadığı ve 230.42 YTL fazla ödemesi olduğu gerekçesiyle birleşen davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı birleşen davalısı … vekili ve davalı birleşen davanın davacısı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava, davalı tarafça kredi borcundan fazla tahsilat yapıldığı iddiası ile fazla ödenen miktarın istirdadı istemine ilişkin olup, birleşen dava ise bankanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için giriştiği icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Bu durumda, takip ve dava tarihi itibariyle alacak miktarı belirlenip, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken bilirkişinin rapor tarihi itibariyle hesapladığı alacak miktarı üzerinden hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davalı-birleştirilen davanın davacısı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı-davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.