Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/3304 E. 2008/10289 K. 30.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3304
KARAR NO : 2008/10289
KARAR TARİHİ : 30.10.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere … kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Dava, davacının keşideci, davalının lehtarı bulunduğu 10.01.2006 tanzim 10.02.2006 vadeli nakden düzenlenen 400.000.00 YTL’ lik bono ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalının müvekkilinin amcasının oğlunun eşi olduğunu ve eczacılık yaptığını, davacı ile davalının bankalardan kredi kullanırken birbirlerine kefil olduklarını, davalının Turunçoba … Bankası şubesinden aldığı krediden müvekkilinin faydalandığını, davalıya bunun için boş bononun teminat olarak verildiğini, davalının daha sonra eşi ile arasının bozulduğunu, eşine olan kızgınlığı nedeni ile boş bonoyu doldurarak takibe geçtiğini, davacının borç para vererek ekonomik gücü bulunmadığını belirterek bono ile borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmış ve Sulh Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararı üzerine dosya … Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda boş bononun geçerli olduğu, anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve teminat olarak verildiği kanıtlama yükünün davacıda olduğu, davacının yemin de teklif etmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekilinin reddi hakem talebinin red edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığını, davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2008/3304 2008/10289
2-Davalı hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı, 2.Sulh Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararı ile dosyanın Asliye Ceza Mahkemesine gönderildiği ve ceza davasının henüz sonuçlanmadığı anlaşılmaktadır. BK’ nun 53.maddesi hükmüne göre ceza mahkemesince saptanacak maddi olgular hukuk hakimini de bağlayacağından derdest olan ceza dosyası celp edilerek bu davaya etkisi karar yerinde tartışılmadan ve dosyaya davacı tarafından yazılı delil başlangıcı olarak ibraz edilen davalının eli ürünü olduğu davalı tarafından da kabul edilen belgenin tamamının ibrazı için (HUMK’ nun 326. maddesi uyarınca) süre verilip bu belgenin ibrazı da sağlandıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin hakimin reddi isteminin reddine yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 550.00.YTL duruşma vekalet ücretinin, davalıdan alınarak, davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.