YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8169
KARAR NO : 2023/1089
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ :Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tebliğname tebliğinin usulüne göre yapıldığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2016 tarihli ve Esas No :2016/2874, İddianame No:2016/2333 sayılı iddianamesi ile sanığın .. Sokak No: 9 sayılı yerde bulunan 543220 abone numaralı ticarethane elektrik abonesi olduğu, şüpheli hakkında … görevlileri tarafından 28.01.2015 tarih, 696 sayılı kaçak elektrik tutanağı düzenlendiği, yapılan tespitte şüphelinin işyerindeki elektrik sayacının sarfiyat kaydettiği, önceden düzenlenen 679 nolu kaçak elektrik tutanağına istinaden işyerinin enerjisinin kesilip mühürlenmesine rağmen mührün kopartılmak suretiyle enerji kullandığının tespit edildiği iddiası ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203/1, 163/3, 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Sanık hakkında … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.07.2016 tarihli ve 2016/468 Esas, 2016/997 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mühür bozma ve karşılıksız yararlanma suçlarından beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekili süresi içerisinde verdiği 01.08.2016 hakim havale tarihli temyiz dilekçesinde özetle, katılan şirket tarafından mühürleme işleminin Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 4. maddesi hükümlerine göre yapıldığını, kurumun mühürleme yetkisinin bulunduğunu, mühürlemenin özel şirket tarafından yapılmasının suçun oluşmasına engel olmadığını, ayrıca karşılıksız yararlanma suçunun da oluştuğunu, şirketin zararının karşılanmadığını ileri sürmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
1. … İşletme Müdürlüğünün 02.03.2016 tarihli yazısı ile; sanığın elektrik abonesi olduğu 543220 abone numaralı ticarethanesinde, … görevlileri tarafından tutulan 28.01.2015 tarihli ve 696 sayılı kaçak/ usulsüz elektrik tespit tutanağında, sanığın kullandığı Luna marka sayacın sarfiyat kaydettiği, önceden düzenlenen 679 seri nolu tutanağa istinaden enerjisinin kesilip mühürlenmesine rağmen mühür kapatılmak suretiyle enerji kullanıldığı, sanığın kaçak elektrik kullanımından doğan 72,50 TL borcunun olduğu bildirilerek şikâyetçi olunmuştur.
2. Dosyada bulunan … Elektrik Dağıtım A.Ş’nin, 02.03.2016 tarihli yazısında, şirket kayıtlarında yapılan incelemede, bahse konu sayacın 29.03.2013 tarihinde tahliyeden dolayı kesilip mühürlendiği ve 20.11.2014 tarihinde yerinde yapılan kontrolde mührün olmadığı ve şirkete abone olunmadan enerji kullanıldığının tespit edildiği belirtilmiştir.
3. Dosya içerisinde bulunan 24.12.2014 tarihli ve 679 sayılı tutanakta, … yerinde Ganz marka sayaç kullanıldığı, sayacın sarfiyat kaydettiği, sayaç sökülerek yerine 73567047 nolu elektronik sayaç takıldığı (Luna marka), sayacın daha önceden A115635 nolu mühürleme tutanağına istinaden enerjisinin kesilip mühürlenmesine rağmen mührün kopartılarak enerji kullanılmaya devam edildiği tespit edilmiş, yine dosyada mevcut 22.12.2014 tarihli ve A115635 sayılı tutanakta elektrik sayacının mühürlendiği belirtilmiştir.
22.06.2015 tarihli ve 012861 sayılı tutanakta, sayacın sarfiyat kaydettiği, daha önceden 679 nolu tutanağa istinaden kesilip mühürlenmesine rağmen mühür kopartılmak suretiyle enerji kullanıldığı, 13.11.2015 tarihli ve 004541 sayılı tutanakta ise sayacın sarfiyat kaydettiği, sayacın daha önceden 012861 numaralı kaçak usulsüz tespit tutanağına istinaden enerjisinin kesilip mühürlenmesine rağmen mühür kopartılarak enerji kullanıldığının tespit edildiği belirtilmiştir.
4. 28.06.2016 hakim havale tarihli bilirkişi raporunda, sanık adına 543220 nolu elektrik aboneliğinin 24.08.2012 tarihinde başlatıldığı, 16.06.2014 tarihinde borçlarından dolayı sonlandırıldığı, 28.01.2015 tarihinde, davaya esas 696 nolu tutanak ile, 1670453 nolu Ganz marka sayacın, 679 nolu tutanağa istinaden enerjisi kesilip mühürlenmiş olmasına rağmen, mühür kopartılıp yine enerji kullanımına devam edildiği, bu işlem esnasında 1670453 nolu Ganz marka sayacın 73562047 numaralı Luna marka elektronik sayaç ile değiştirildiği belirtilmiştir.
5. Sanık savunmasında, karşılıksız yararlanma suçunu kabul etmediğini, oto tamircisi olarak çalıştığını, sosyal güvencesi olmadığı ve eşinin de psikiyatri tedavisi görmesi nedeniyle paraya ihtiyacından mühürlü elektrik sayacının mührünü açtığını ve elektrik kullandığını ancak elektrik sayacına herhangi bir müdahalede bulunmadığını söylemiştir.
6. Mahkemece TCK’nın 203 maddesinin yasal unsurlarının oluşabilmesi için, kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasının veya varlığının aynen korunmasının sağlanması için konulan mührün kaldırılması veya konuluş amacına aykırı hareket edilmesi gerektiği, somut olayda, suç tarihinden önce özelleştirilen … ait sayacın özelleştirme işleminden sonraki bir tarihte mühürlendiği, sanığın bu mührü koparttığının iddia edilerek cezalandırılmasının talep edildiği, özelleştirilen … ait mührün TCK’nın 203. maddesi uyarınca kanun veya yetkili makamların emri uyarınca konulan mühür niteliğinde bulunmadığı, dolayısıyla suçun yasal unsurlarının oluşmadığı, isnat edilen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması sebebiyle sanığın mühür bozma suçundan CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, TCK’nın 163/3 maddesinin “Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” hükmünü içerdiği, somut olayda sanığın karşılıksız yararlanma suçunu işlediği iddia edilen işyerinde mührü kopartılarak kullanılan elektrik sayacının sarfiyat kaydettiğinin 28.01.2015 tarihli kaçak usulsüz elektrik tespit tutanağı ile tespit edildiği, elektriğin sayaçtan geçmesi sebebiyle tüketim miktarının belirlenmesinin herhangi bir şekilde engellenmediği, dolayısıyla suçun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması sebebiyle sanığın karşılıksız yararlanma suçundan CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın elektrik abonesi olduğu 543220 abone numaralı ticarethanesinde, … görevlileri tarafından tutulan 28.01.2015 tarihli ve 696 sayılı kaçak/ usulsüz elektrik tespit tutanağında, sanığın kullandığı sayacın katılan kurum tarafından değiştirildiği ve tutanağa göre sayacın sarfiyat kaydettiğinin belirtilmiş olması karşısında karşılıksız yararlanma suçunun oluşmadığı, benzer olaylar nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.03.2016 tarihli ve 2015/1121 Esas, 2016/111 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, mühür bozma suçunun oluşabilmesi için kanunun veya yetkili makamların emri uyarınca konulmuş bir mührün kaldırılması ya da konuluş amacına aykırı hareket edilmesi gerektiği, ihaleye dayalı olarak elektrik dağıtımı yapan ve kamu görevlisi statüsü bulunmayan özel şirket görevlilerince yapılacak mühürlemelerin ihlali durumunda, anılan suçun oluşmayacağı, somut olayda 31.05.2010 tarihi itibariyle özelleştirme uygulamaları neticesinde elektrik dağıtım ve satışının … Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından gerçekleştirilmiş olması karşısında, sanığın üzerine atılı 28.01.2015 tarihinde işlenen mühür bozma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/468 Esas, 2016/997 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08. 03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.