Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8428 E. 2023/1122 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8428
KARAR NO : 2023/1122
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/8838 iddianame numaralı 29.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 35, 53, 58 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış, … 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli ve 2016/426 Esas, 2016/580 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 141/1, 145, 35, 53, 58 maddeleri gereğince sanığın 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar ve mükerrirliğe verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık “kararın tekrar incelenmesini” belirterek hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Şikayetçinin işyerinin önündeki kaldırıma (açık alana) bıraktığı toplam değeri 200,00 TL olan yatak örtüsünü sanığın gündüz vakti çalmak isterken, etraftakilerin bağrışmaları üzerine yatak örtüsünü aldığı yere bırakarak kaçtığı, ancak kısa bir süre sonra yakalandığı, sanığın aşamalardaki ikrarı, şikâyetçinin ifadeleri ve tüm dosya içeriğiyle eylemin sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu tespit edilerek hırsızlığa teşebbüs suçundan sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın adli sicil kayıtları dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
A) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
B) 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, açık alanda bulunan suça konu yatak örtüsünün sanık tarafından gündüz vakti çalınmaya teşebbüs edilmesi şeklindeki eyleme uyan, 5237 sayılı Kanun’un 141/1 maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmiştir.
C) Mahkemenin 21.06.2016 tarihli kararından sonra Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 09.05.2017 tarihli ve 2015/13-156 Esas, 2017/256 Karar sayılı kararı karşısında ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun anılan ilâmından sonraki dairemizin uyum gösteren kararlarının da bu yönde olduğu nazara alındığında, çalınmaya teşebbüs edilen yatak örtüsünün değeri 200,00 TL olduğundan, kurulan hükümde sanık yararınca 5237 sayılı Kanun’un 145 maddesinden uygulama yapılamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
D) Kurulan hükümde tekerrüre esas alınan … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.09.2011 tarihli ve 2011/267 Esas, 2011/349 Karar sayılı 28.05.2013 tarihinde kesinleşen ilâmında birden fazla suçtan hükümlülük kararı bulunması karşısında; 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddesi dikkate alınarak, en ağır cezaya ilişkin olan kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86/1 maddesi uyarınca hükmedilen 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına ilişkin hükümlülüğün mükerrirliğe esas alınması gerektiği gözetilmeden, ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe başlığı altında yer alan (B), (C) ve (D) bentlerinde açıklanan nedenlerle, … 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli ve 2016/426 Esas, 2016/580 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrasında kurulacak hükümde 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.