YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/4761
KARAR NO : 2023/2702
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2014 tarihli ve 2013/264 Esas, 2014/165 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı
Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2014 tarihli ve 2013/264 Esas, 2014/165 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.05.2021 tarihli ve 2017/6098 Esas, 2021/5560 Karar sayılı kararı ile;
“1- Olay tutağında belirtilen Bingöl Sulh Ceza Hakimliğinin 2013/459 değişik iş nolu önleme araması kararının dosya içinde bulunmadığı, UYAP aracılığıyla temin edilen kararın ise başka bir şahıs hakkında iletişimin tespitine yönelik karar olduğu anlaşıldığından, olay tarihinde yol kontrol uygulaması sırasında durdurulan otobüste sanığın ayaklarının ön kısmında ele geçirilen siyah renkli çanta içerisinde yapılan aramaya ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun’un 116 ncı, 117 nci ve 119 uncu maddelerine uygun şekilde verilmiş “adlî arama kararı” ya da ‘yazılı arama emri’ veya suç tarihinde olay yeri ve zamanını kapsayan “önleme arama kararı” bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa aslı veya onaylı örneğinin dosya içine konulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2021/223 Esas, 2022/68 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde uygulama noktasında durdurulan yolcu otobüsünde yapılan arama neticesinde, sanığın seyahat ettiği tespit edilen 20 numaralı koltuğun ön kısmında çanta içerisinde esrar maddesinin ele geçirildiği, ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarı, ele geçiriliş şekli, uyuşturucunun bulunduğundaki hali, sanığın geliş gidiş güzergahı, başka bir soruşturma esnasında kayıtlara yansıyan telefon görüşmeleri ile özellikle kovuşturma aşamasındaki savunmasının içeriği, kan ve idrar numunelerinde esrar metabolitine rastlanmamış olması dikkate alındığında sanığın ticari amaçla uyuşturucu esrar maddesi temin edip nakletme suçunu işlediği sonuç ve kanaatine varılmış, uygulama şartları oluşmadığından sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmayarak mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, suçun vasfına, sübutuna ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2021/223 Esas, 2022/68 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.