Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/12868 E. 2023/702 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/12868
KARAR NO : 2023/702
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın kaldırılması ve tahliye istemi üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; Mahkeme kararının kaldırılmasına ve istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Alacaklı icra mahkemesine başvurusunda: … Hotel … … adlı taşınmazın 20.03.2018 tarihli kira sözleşmesi ile yıllık 175.000 USD bedelle borçluya kiraladığını, 28.09.2018 tarihli ek protokolle yasa gereği döviz olarak belirlenen kira bedelinin Türk Lirasına çevrildiğini, borçlunun 01.08.2018-31.12.2018 (204.353,95-TL) ile 01.01.2019-31.05.2019 (99.444,93-TL) tarihleri arası bakiye kalan aylık kira bedeli ve bakiye kalan cari hesabı (K.K komisyon, enerji ve internet vs. hizmet bedeli) ödemelerini yapmaması üzerine toplam 303.798,88 TL alacağının tahsili ve borçlunun mecurdan tahliyesi için başlatılan takipte kira sözleşmesine ve ek protokole itiraz edilmiş ise de borcun ödendiğinin ispat edilemediğini ileri sürerek itirazının kaldırılması ile takibin devamına, borçlunun taşınmazdan tahliyesine ve lehine %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Borçlu, borcu bulunmadığını ileri sürerek istemin reddine, icra takibinin iptaline, %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
Bilirkişi raporuna göre takipte istenenden daha fazla alacak bulunduğu, borçlunun kira borcunu ödediğini İİK 269/c maddesinde sayılan belgelerle ispat edemediği ve temerrüde düştüğü gerekçesi ile istemin kabulü ile borçlunun icra takibine itirazının kesin olarak kaldırılmasına, taşınmazdan temerrüt nedeniyle tahliyesine, asıl alacak olan 303.798,88 TL üzerinden %20 oranında hesaplanacak tazminatın borçludan alınarak alacaklıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.02.2021 tarihli 2022/285 Esas ve 2022/411 Karar sayılı kararıyla; alacaklı tarafça takibe konulan alacak miktarlarından ne kadarının hangi aylara ilişkin kira bedeli olduğunun açıklanamadığı, bilirkişi tarafından da tespit edilemediği, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile borçlunun istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına ve istemin reddi ile şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 23.06.2022 tarih, 2022/4148 Esas ve 2022/7715 Karar sayılı bozma ilamı ile “alacaklı tarafça icra takibine kira bedeli dışında başka alacakların da dahil edilerek takip yapıldığının görüldüğü, sözleşmede ve ek protokolde belirlenen sabit kira bedeli dışındaki yan giderler yönünden alacak miktarının ne kadar olduğunun genel mahkemelerde yapılacak yargılama sonucunda belli olacağı bu nedenle bu alacak kalemleri yönünden davanın yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile reddine karar verilmesi doğru ise de; somut olayda davalı borçlunun itiraz dilekçesinde, açıkça ve ayrıca takip talebi ekinde sunulan “Kira Sözleşmesi” başlıklı belgedeki imzaya açıkça itiraz etmediği gibi taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunun inkar edilmediği, alacaklı görünen şahsa herhangi bir borcu olmadığını ileri sürerek takibe ve borca itiraz ettiği görülmektedir. Borçlunun kira ilişkisine ve kira miktarına açıkça karşı çıkmaması karşısında İİK’nın 269/2. maddesi gereğince kira ilişkisinin ve aylık kira miktarının kesinleştiğinin kabulü gerekir. Bu durumda davalı borçlu kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini İİK’nın 269/c maddesinde belirtilen belgelerle kanıtlamak durumundadır. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince; sözleşmede ve ek protokolde belirlenen sabit kira bedeli taraflar arasında kararlaştırılan şekilde hesaplanarak alacak miktarı buna göre belirlendikten sonra varsa borçlu tarafından takibe konu edilen kira bedellerine ilişkin yapılan ödemelerin mahsubu ile davacının kira alacağı ve işlemiş faiz talepleri yönünden, işin esası hakkında bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir. ” gerekçesi ile bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesince borçlu tarafından alacaklının banka hesabına yapılan ödemelere ilişkin hesap ekstrelerinin celp edildiği, bu belgeler incelendiğinde yapılan ödemelerin tamamının kira bedeli ödemesi olduğuna ilişkin herhangi bir açıklamanın yer almadığı, alacaklı tarafça sunulan cari hesap ekstresinde kira borcu dışında sair alacakların da gösterildiği, bu sebeple alacaklı tarafça kabul edilen ödemeler mahsup edildiğinde alacaklı tarafın takibe koyduğu alacaklardan 01.08.2018-31.12.2018 tarihleri arasındaki döneme ilişkin toplam bakiye kira alacağının 53.708,92 TL olduğu, 01.01.2019-31.05.2019 tarihleri arasındaki döneme ilişkin bakiye kira alacağının ise 99.444,93 TL olduğu, 01.08.2018-31.12.2018 tarihleri arasındaki dönem için talep edilen 150.645,03 TL alacak yönünden ise kira bedeli dışındaki yan giderler yönünden alacak miktarının ne kadar olduğunun genel mahkemelerde yapılacak yargılama sonucunda belli olacağı gerekçesi ile borçlunun istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, istemin kısmen kabul kısmen reddi ile takibe konu edilen 01.08.2018-31.12.2018 tarihleri arasındaki döneme ilişkin toplam 53.708,92 TL kira alacağı yönünden ve 01.01.2019-31.05.2019 tarihleri arasındaki döneme ilişkin toplam 99.444,93 TL kira alacağı yönünden davalının itirazın kaldırılmasına, 01.08.2018-31.12.2018 tarihleri arasındaki döneme ilişkin 150.645,03 TL alacak yönünden ise davanın reddine, kabul edilen asıl alacak miktarı olan 153.153,85 TL’nin %20’si oranında hesaplanan 30.630,77 TL icra inkar tazminatının borçludan alınarak alacaklıya verilmesine, borçlunun tazminat isteminin koşulları bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Alacaklının tahliye talebi yönünden hükmün HMK’nın 305/A maddesine göre tamamlanması istemi üzerine 26.10.2022 tarih, 2022/1305 Esas ve 2022/1597 Karar sayılı ek kararla alacaklının tahliye talebinin kabulü ile borçlu şirketin kiralanan yerden temerrüt nedeniyle tahliyesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı ve borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
B.1. Alacaklı
Alacaklı;
1.Tahliye istemi hakkında karar verilmediğini,
2.Reddedilen kısımdaki alacak miktarının yan gider değil devreden kira alacağı olduğunu, bilirkişi raporuna göre 336.340 TL kira borcu olduğunun tespit edildiğini,

3.Elektrik ve doğalgaz gibi enerji masrafları ile internet masrafları da TBK’nın 315 maddesi kapsamında kira sözleşmesinin yan giderleri olduğundan söz konusu ödemelerin temerrüdü halinde de itirazın kaldırılması ve tahliye kararı verilmesi gerektiğini, kira sözleşmesinde yan giderlerin de borçlu tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ticari defterler ve cari hesap kayıtlarının da delil niteliğinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B.2.Borçlu
Borçlu, katılma yoluyla,
1.Takibe konu alacağın sadece kira bedeli değil cari hesap alacağı olduğunu, elektrik kullanım bedeli, internet vs hizmet bedelleri talebi de olduğunu, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiğini,
2. 27.09.2022 tarihli beyan dilekçesine göre karar verilmiş ise de 2018 yılına devreden bir borç söz konusu olmadığını,
3.Talep edilen kira ile yapılan ödemeler dikkate alındığında bakiye rakam 73.919,91 TL iken hatalı hesaplama yapılarak 153.153,85 TL alacak bulunduğunun tespit edildiğini, banka kayıtlarından ve dekontlardan ödemelerin kira borcuna mahsuben yapıldığının anlaşılacağını,
4.Kiralayanın kira sözleşmesi boyunca kiralananı elverişli şekilde bulundurmadığını, menfi tespit davası açıldığını ve derdest olduğunu,
5.Aleyhe icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 269/c maddesi.

3. Değerlendirme
Bilindiği üzere; mahkemeler, Yargıtay’ın bozma ilamına uyulmasına karar verdikleri takdirde, artık uyma kararı ile bağlıdırlar. Bozma kararına uygun yeni bir karar vermek zorundadırlar. Bozmaya uyma kararı ile bozma yararına olan taraf için usule ilişkin kazanılmış hak doğmuştur.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda; sözleşmede ve ek protokolde belirlenen sabit kira bedeli taraflar arasında kararlaştırılan şekilde hesaplanarak alacak miktarı buna göre belirlendikten sonra varsa borçlu tarafından takibe konu edilen kira bedellerine ilişkin yapılan ödemelerin mahsubu gerekirken, gösterilen biçimde ve denetime elverişli bir hesaplama yapılmamış, banka hesaplarına ödeme yapıldığı tespit edilemediğinden alacaklı tarafın 27.09.2022 tarihli beyan dilekçesi doğrultusunda hüküm tesis edilmiştir. Oysa ki; … Bankası ….’dan gelen 10.12.2019 tarihli yazı cevabı ekindeki belgelerden borçlu tarafından alacaklının banka hesabına 19.03.2019 tarihinde kira bedeli açıklamasıyla ödeme yapıldığı görülmüş ve ayrıca borçlu tarafından temyiz dilekçesi ekinde ödemeye ilişkin bir kısım dekontlar sunulmuştur.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince; öncelikle takibe konu kira alacağının bozma ilamında gösterildiği şekilde hesaplanması ve daha sonrasında borçlunun sunduğu dekontlardaki ve … Bankası ….’nun tarihli yazı cevabındaki (kira bedeli açıklamalı 19.03.2019 tarihli ödeme) ödemelerden takibe konu aylar için yapılmış olanların tespit edilmesi; bunlar dışında alacaklı tarafın takibe konu aylar kirası olduğunu kabul ettiği ödemeler de dikkate alınarak denetime elverişli bilirkişi raporu alındıktan sonra oluşacak sonuca göre itirazın kaldırılması ve tahliye istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bozmaya uyulduğu halde, bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.