YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8453
KARAR NO : 2023/1039
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 13.05.2015 tarihli ve 2015/3721 soruşturma numaralı iddianamesiyle sanık hakkında katılan kurumun deposundan farklı tarihlerde çatal bıçak takımları, porselen yemek takımları gibi suça konu malzemeleri çalması nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 43/1 maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.05.2015 tarihli ve 2015/604 Esas, 2016/494 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 43/1,168/2, 62 ve 53 maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.03.2021 tarihli, sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın katılan kurumdan çaldığı 316 parça suça konu eşyayı soruşturma evresinde iade ettiği halde, katılan kuruma kısmî ödemeye rızası olup olmadığı sorulmadan sanık hakkında kovuşturma evresindeki giderdiği zarar nedeniyle TCK’nın 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılmasına ve oluşan zararın savcılık tarafından tespit edilip bildirilmemesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık …’nin … Porselen San. AŞ’de forkliftçi (çatal kaldıraç operatörü) olarak çalıştığı, çalıştığı işyerinde aynı şirkete ait deponun da bulunduğu, sanığın kabule dayalı savunmasına göre ürünlerin bulunduğu mağazadaki görevliler öğle yemeğine gittiklerinde ve depoda kimsenin olmadığı zamanlarda çeşitli şekillerde çatal bıçak takımları, yemek takımları, fincan takımları olmak üzere malzemeler çalmaya başladığı, söz konusu malları hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanığın eşi diğer sanık …’ın piyasa değerinin çok altında komşularına ve tanıdıklarına sattığı, sanık …’nin kovuşturma evresinde katılan şirketin toplam 35.005,00 TL zararını giderdiği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verildiği, anlaşılmıştır.
2. Kolluk görevlilerince 30.04.2015 tarihinde düzenlenen olay yeri inceleme raporu, olay yeri basit krokisi ve görgü tespit tutanağı ile arama, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
3. Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçu kabul ettiği,
4. 02.05.2016 tarihinde düzenlenen tahsilat/ödeme belgesi içeriğine göre sanık tarafından katılan kurum adına 5.005,00 TL ve 30.000,00 TL ödeme yaptığı,
5. Sanığa ait nüfus kayıt örneği ve güncel adlî sicil kaydının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcılığınca sanığın konutunda ve arabasında geceleyin bir defaya mahsus arama yapılması ve elde edilen suça konu eşyalara el konulması talimatı neticesinde suça konu malların bir kısmının sanığın konutunda ve aracında ele geçirildiği nazara alındığında sanık tarafından gerçekleştirilmiş herhangi bir rızaî iadenin bulunmaması sebebiyle ele geçirilen suça konu malların iadesi kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinin bu sebepten uygulanmamasında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcılığınca sanığın konutunda ve arabasında geceleyin bir defaya mahsus arama yapılması ve elde edilen suça konu eşyalara el konulması talimatı neticesinde katılan kuruma soruşturma evresinde iadenin sağlandığı nazara alındığında, sanığın kovuşturma evresinde yaptığı ödemenin kısmî iade olduğu ve katılan kurumdan kısmî iadeye rızasının bulunup bulunmadığı sorulmadan sanığın cezasından TCK’nın 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması hukuka aykırı bulunmuş ancak aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/604 Esas, 2016/494 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.