Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/30602 E. 2023/12618 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30602
KARAR NO : 2023/12618
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu karar ile sanık hakkında
A. Tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
B. Hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat,
Kararı verilmiştir.
C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile sanık hakkında kurulan hükümlerin bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; soruşturma sırasında ifadeleri alınan ve katılanın anlatımlarını destekleyen tanıklar … ve …’nin beyanları alınmadan karar verilmesi nedeniyle hükümlerin bozulmasına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, 18.07.2015 tarihinde katılanla telefonla görüştüğü sırada “Bu numarayı aramayacaksın aramana izin vermeyeceğim telefonu elinden alıp kapatıyorum, sen benim kim olduğumu çok iyi biliyorsun seninle çok kötü uğraşırım, sen iyi bir anne olsan çocuğunun telefonla konuşurken radyasyon aldığını düşünüp aramazsın, bizi rahat bırak yakamızdan düş, çocuk bizde olduğu sürece aramana izin vermiyorum.”, 21.07.2016 tarihinde de “Ben sana arama demedim mi, ne kadar yüzsüzsün, açmayacağız kızınla telefonla konuşturmayacağız anla artık, aramaya devam edersen seni savcılığa şikayet ederim.” şeklinde sözler söyleyerek tehdit ve hakaret ettiğinin iddia edildiği olayda;
1. Sanığın suçlamayı kabul etmediği,
2. Katılanın aşamalarda benzer beyanlarda bulunduğu,
3. Olaya dair bilgisi olan ve soruşturma aşamasında dinlenen tanık … ve …’nin kovuşturma aşamasında dinlenilmediği ve soruşturma aşamasındaki beyanlarına neden itibar edilmediğinin de gerekçeli kararda açıklanmadığı tespit edilmiştir.
4. Yerel Mahkemece, “Sanığın müştekiye karşı hakaret ve tehdit sözleri sarf ettiği yolunda mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı, sanığın suçlamaları kabul etmediği, müşteki tarafından haksız yere suçlandığı şeklinde savunmada bulunduğu, bütün dosya kapsamı delillerine göre cezalandırmayı gerektirecek yeterli delil bulunmadığı.” şeklindeki gerekçeyle atılı suçlardan beraat hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe açıklanan nedenlerle iştirak edilmemiştir.
A. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Somut olayda, sanığın katılana söylediği iddia edilen “Yüzsüz” kelimesinin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp nezaket sınırlarını aşan kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin (a) fıkrası yerine aynı Kanun’un 223 üncü maddesinin (e) fıkrası uyarınca beraat hükmü kurulması,
B. Sanığın katılana söylediği iddia ve kabul edilen sözlerinin tartışmanın bütünü ve söylediği bağlam içerisinde değerlendirildiğinden şikayet hakkı kapsamında kaldığı ve tehdit suçunu oluşturmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin (a) fıkrası yerine aynı Kanun’un 223 üncü maddesinin (e) fıkrası uyarınca beraat hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322 inci maddesi uyarınca, bu aykırılık yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükümler fıkrasından “CMK 223/2-e” ibaresi çıkarılarak yerlerine “5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin (a) fıkrası uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.02.2023 tarihinde karar verildi.