Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/9308 E. 2023/883 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9308
KARAR NO : 2023/883
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul, Kısmen Red

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı … İdaresi vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Tapuda davalı adına kayıtlı olan … Köyü eski 1236 parsel sayılı 8417 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 5304 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile değişik 3402 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi hükmüne göre yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işleminde, 27844 ada 58 parsel sayısı, 8432,33 m2 yüzölçümü ve yeni haritası ile malik hanesi “Tapu kütüğünde olduğu gibi” şeklinde tespit edilmiştir.

2. Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde; … Köyü çalışma alanında bulunan 27844 ada 58 parsel sayılı taşınmazın kısmen orman sınırları içinde bırakıldığını açıklayarak, bu bölümün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 26.02.2014 tarihli ve 2013/429 Esas, 2014/119 Karar sayılı kararı ile çekişmeli taşınmazın orman sınırlandırması dışında kaldığı, orman idaresinin daha önce verilmiş ve kesinleşmiş yargı kararı doğrultusunda orman haritasını düzeltmesi gerektiği anlaşıldığından, davalı taşınmazın ormanla ilgisi olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesi yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … İdaresi vekili esası yönünden, davalılar vekili ise vekalet ücreti yönünden temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.06.2014 tarihli ve 2014/4123 Esas, 2014/6397 Karar sayılı kararı ile yörede yapıldığı anlaşılan tüm orman tahdit çalışmalarına ilişkin bilgi belgeler ile çekişmeli taşınmazın önceden başka davalara konu dava dosyaları ve komşu taşınmazlara ilişkin dava dosyaları da dikkate alınarak yapılacak keşif sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın A, B, C harfleri ile gösterilen 1.112,07 metrekarelik bölümlerin mahkeme kararları ile belirlenen alanların dışında, devlet ormanı içerisinde olduğu anlaşıldığından, , …, …, …, … ve …’a yönelik davanın “pasif husumet” yokluğundan reddine, …’e yönelik davanın kısmen kabulüne ve … ili, … ilçesi, … Köyü, 27844 ada 58 parsel sayılı taşınmazın harita mühendisi Ö.Ö.E. ve Orman mühendisi B.A. tarafından düzenlenen 01.06.2017 tarihli rapor ekindeki “ek 2” numaralı krokide A, B, C harfleri ile gösterilen toplam 1.112,07 metrekare yüzölçümündeki bölümlerin tapusunun iptaline ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan bölümün maliki adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … İdaresi vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı … İdaresi vekili temyiz dilekçesinde, kadastro tutanağında adı geçenlere dava açtıkları halde bir kısım davalılar yönünden pasif husumetten ret kararı verilerek aleyhlerine vekalet ücreti verilmesinin doğru olmadığını, çekişmeli taşınmazın tamamının orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı … vekili, çekişmeli taşınmazın tahdit içine alındığını ancak mahkeme kararı ile orman tahdidinin kaldırıldığını ve kadastro çalışmalarında kişiler adına tespit ve tescil edildiğini, daha sonra tapulara konulan 2/B şerhlerinin de mahkeme kararları ile iptal edildiğini, taşınmazın tamamının orman sayılmayan alanda kaldığını ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazın tamamının veya bir kısmının orman sayılan yerlerden olup olmadığına, İlk Derece Mahkemesinin kısmen husumetten verdiği ret kararının yerinde bulunup bulunmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 7 ve 11 inci maddeleri

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin kararının ONANMASINA,

3402 Sayılı Kanun’un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,

1086 Sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.