Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8223 E. 2023/1066 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8223
KARAR NO : 2023/1066
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2015 tarihli ve 2015/2318 Esas, 2015/1943 İddianame numaralı iddianamesi ile sanık hakkında şikâyetçiye yönelik konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun’un 116/4. maddesi gereğince cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53/1 maddesi gereğince hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2…. 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 2015/180 Esas, 2016/251 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Kanun’un 116/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 52/4. maddesi gereğince cezasının 10 eşit taksitle tahsiline karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; bildirmiş oldukları tanıkların tebligata rağmen gelmedikleri ve adreslerinin bilinmediği gerekçesiyle dinlenilmelerinden vazgeçilmesine karar verildiği, ancak davada dinlenilmesi önem arz eden tanıkların dinlenmemesinin müvekkilinin savunma hakkını kısıtladığına, dosyada ifadesine başvurulan tanık ifadeleri ile müşteki sanığın ifadeleri arasında çelişkiler bulunduğuna, ifadesine başvurulan kişilerin birinci derece akraba oldukları düşünüldüğünde müvekkiline komplo hazırlandığının gayet açık olduğuna, cezaya hükmedilirken kesin ve inandırıcı delillerin olması, şüpheli bir hususun bırakılmaması gerektiği halde mahkemece eksik yargılama ile verilen hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık …, karşı taraftan .in babası .’nin, …’ye geldiğinde kendilerinde kalabileceğini beyan etmesi üzerine sanık …’in evinin önüne geldiğini, sabahın erken saati olması nedeniyle evin önünde biraz beklediğini, rahatsız etmek istemediğini, bir süre sonra pencereden içeride hareket olduğunu farkedince araçtan indiğini, bu sırada saldırıya uğradığını savunmuş ise de; şikâyetçi.’in anlatımı ve tanıkların yeminli beyanları ile sanık …’in soruşturma aşamasında Engin’in evinin önüne geldiğini, evin lambalarını yanık görünce … bastığını bunun üzerine saldırıya uğradığını savunarak farklı beyanda bulunması, yine sanık …’in karşı tarafın izni olmadan telefon ile arayarak önceden haber verme imkânına sahipken bundan imtina ederek elinde plastik eldiven olduğu halde sanık …’in etrafı tel örgü ile çevrili evinin bahçesine girmek suretiyle konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu işlediği kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın, olay günü saat 06.00 sıralarında, şikâyetçinin ikametinin önüne gelip, elinde plastik eldiven olduğu halde ikametin tel örgü ile çevrili bahçesine girdiğinin ve bahçe içinde dolaştığının şikayetçi ve yeminli tanık beyanları ile sabit dolduğu, sanığın aşamalarda çelişki arz eden savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, ayrıca şikâyetçi ve tanık beyanları ile doğrulanmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanık hakkında kurulan hüküm, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251/1 maddesi kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38. maddesiyle 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) nolu paragrafında açıklanan nedenle … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 2015/180 Esas, 2016/251 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.