Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/3822 E. 2007/8796 K. 09.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3822
KARAR NO : 2007/8796
KARAR TARİHİ : 09.10.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit- senet iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile iş ortağı dava dışı …’ ın davalıya ait işyerini 06.11.2002 tarihinde yıllık 6.250.000.000 TL bedelle kiraladığını, 06.11.2003′ de sözleşmenin yenilendiğini, kira sözleşmesinden kısa bir süre sonra şirketin kurulduğunu, müvekkilinin şirket müdürü olduğunu, ancak kira sözleşmelerinin ortağı S.Şeniz Yılmaz tarafından imzalandığını, 2003- 2004 yılı kira dönemi için müvekkilince bonolar verildiğini ve bunların ödenmesi nedeniyle davalıdan geri alındığını, iyiniyetli müvekkilinin 2004- 2005 kira yılı içinde toplam 8.000.000.000 TL değerinde 4 adet bono imzalayıp verdiğini, ancak 2003- 2004 yılı kira alacaklarında ihtilaf çıktığı için davalının tahliye talebinde bulunduğunu tahliyeye ilişkin davalarda davalının senetlerin başka bir borç için verildiğini beyan ettiğini, oysa taraflar arasında kira ilişkisi dışında başka bir ilişkinin bulunmadığını hal böyle olunca senetlerin konusuz kaldığını ileri sürmüş ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile bonoların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kira bedelinin 8.000.000.000 TL olmadığını, kira sözleşmesinde senet alındığına dair bir ibarenin bulunmadığını, kiracının davacı değil, dava dışı … olduğunu, senetlerin kira sözleşmesi ile alakasının bulunmadığını, davacıya verilen borç para nedeniyle dava konusu senetlerin alındığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece 06.11.2002 tarihli ve 05.11.2003 tarihli sözleşmelerde kiracı olarak …’ ın imzasının bulunduğu, davalının elindeki senetlerin kira borcu nedeniyle değil, borç para alınması nedeniyle verildiği savunması karşısında davacı – borçlunun iddiasını kesin delillerle kanıtlaması gerektiği, ancak davacının iddiasını ispatlayacak kesin ve inandırıcı delil sunamadığı gerekçeleri ile sübut bulunmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 09.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.