YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4318
KARAR NO : 2023/695
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Kısmen kabul-kısmen ret
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sırasında Aşkale/Turaç Mahallesi çalışma alanında bulunan temyize konu 104 ada 426 parsel sayılı 17.140,79 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
2.Davacı … vekili; dava konusu 101 ada 19 ve 104 ada 387 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tespit edildiğini, ancak kadimden beri intikallerle birlikte vekil edeni tarafından kullanıldığını belirterek, Hazine adına yapılan tespitlerin iptali ile vekil edeni adına tespit ve tesciline verilmesini istemiş, yargılama sırasında davaya konu taşınmazın 104 ada 426 parsel sayılı taşınmaz olduğu, dava dilekçesinde parsel numarasında maddi hata yapıldığının anlaşılması üzerine Mahkemece 104 ada 426 parsel sayılı taşınmaz hakkında yargılama yapılmıştır.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.03.2015 tarihli ve 2013/24 Esas, 2015/27 Karar sayılı kararı ile “davanın kısmen kabulüne, dava konusu Erzurum ili, … ilçesi, … Köyü, 104 ada 426 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesptinin iptali ile çekişmeli taşınmazın davacı … mirasçıları adlarına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu Erzurum ili, … ilçesi, .. Köyü, 101 ada 19 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın reddine, tespit gibi tapya kayıt ve tesciline, 104 ada 387 parsel sayılı taşınmaz hakkında dava bulunmadığı anlaşıldığından, karar kesinleştiğinde olağan usulde kesinleşme işlemlerinin tamamlanması için tutanak aslının Erzurum Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine” karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.10.2018 tarihli ve 2018/1031 Esas, 2018/5181 Karar sayılı ilamında; Mahkemece mahallinde 12.06.2013 tarihinde yapılan ilk keşif sonucunda, dava konusu edilen taşınmazın 104 ada 426 parsel sayılı taşınmaz olduğu anlaşılmış olmasına rağmen, daha sonra 26.08.2014 tarihinde yapılan keşif dava konusu olmayan 104 ada 387 parsel başında yapılmış olduğu, temyize konu 104 ada 426 parsel sayılı taşınmazın niteliğini belirlemede hava fotoğraflarından yararlanılmamış olduğu, tek kişilik ziraat bilirkişi raporu ile yetinilmiş olduğu, taşınmazın kullanım durumunun ne olduğu kesin olarak belirlenmediği belirtilerek, temyize konu 104 ada 426 parsel sayılı taşınmazın tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi, teknik bilirkişi ve üç kişilik ziraat bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılması, yapılacak keşifte; yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle yöntemince giderilmesi, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tüm tespit bilirkişilerinin tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıkların giderilmesine çalışılması, yerel bilirkişi ve tanık sözleri, komşu taşınmazların kadastro tutanakları ve varsa dayanaklarını oluşturan kayıtlarla denetlenmesi; teknik bilirkişiden keşfi takibe elverişli krokili rapor alınması; ziraat bilirkişi kurulundan taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü açıklar, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması; jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisi bilirkişiden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, şekli ve süresini belirtir şekilde rapor alınması gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, “mahallinde dinlenen tespit ve mahalli bilirkişilerin birbiri ile uyumlu ve objektif beyanlarına itibar edildiği, ziraat bilirkişi heyetinin hazırlamış olduğu raporda dava konusu taşınmazın komşu parseller ile belirgin şekilde ayrıldığı, uzun yıllardır tarımsal faaliyette bulunulduğu, toprak yapısı bakımından tarımsal faaliyete uygun olduğu, arazinin niteliğinin doğal çayır olduğu, mera bütünlüğünü bozmadığı tespitleri ve jeodezi-fotogrametri mühendisi bilirkişisi tarafından da eski tarihli hava fotoğraflarının yorumlanması neticesinde raporunda 1974-1983-2004 tarihli hava fotoğraflarında ”A” harfi ile harflendirilen kısım üzerinde yer yer toprağın işlenmesi, yer yer de çayır vasfıyla tarımsal faaliyette bulunulduğu, komşu parsellerden ayırt edilebilecek şekilde belirgin bitki örtüsüne sahip olduğu, ”B” harfi le harflendirilen yerler bakımından da herhangi bir tarımsal faaliyeti tespitinin yapılamadığı tespitleri birlikte bütün olarak değerlendirildiğinde davacının talep ettiği dava konusu taşınmaz üzerindeki zilyetliğin mahalli ve tespit bilirkişilerin beyanları ve teknik bilirkişilerin raporları ile ortaya konulduğu gerekçeleri ile, davacı tarafından Hazine aleyhine açılan kadastro tespitine itiraz davasının kısmen kabul, kısmen reddine, dava konusu Erzurum ili, … ilçesi, … Mahallesinde kain 104 ada 426 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişisi tarafından 29.06.2020 tarihi olarak tanzim edilen kroki ekli bilirkişi raporunda ”A” harfi ile harflendirilen toplam 11953,08 m2’lik kısmın tarla vasfıyla, aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle, … mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu Erzurum ili, … ilçesi, … Mahallesinde kain 104 ada 426 parsel sayılı taşınmazdan geriye kalan fen bilirkişisi tarafından 29.06.2020 tarihi olarak tanzim edilen kroki ekli bilirkişi raporunda ”B” harfi ile harflendirilen toplam 5187,71 m2’lik kısmın ham toprak vasfıyla Hazine adına kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline, 101 ada 19 parsel sayılı taşınmaz ile dava konusu olmadığı anlaşılan 104 ada 387 parsel sayılı taşınmaz bakımından temyize konu edilmeden kesinleşmiş olduğu anlaşıldığından bu taşınmazlar bakımından karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesine yer olmadığına” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle, taşınmazın davacılar tarafından kullanıldığının ispat edilemediğini, tarımsal faaliyet yapılmadığının 1974, 1983, 2004 yıllarında çekilen fotoğraflarla belli olduğu, taşınmazın çevresinin mera parseli olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 Sayılı Kanun) 14 ve 17 inci maddeleri
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
1086 Sayılı Kanun’un HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.